Ağıralioğlu; Türk Milletine Ne Sağlayabiliriz Şuuruyla Bir Aradayız
Gündem, 10 Nisan 2026 04:59Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Tolga Akalın ile geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne varlığıyla, Türk milletine sevdamızla beraberiz.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Tolga Akalın ile geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne varlığıyla, Türk milletine sevdamızla beraberiz. Biz Anahtar Parti’de yüzde kaç oy alırız için değil; yüzde kaç oy alırsak ne buluruz için de değil, Türk milletine ne sağlayabiliriz gibi bir şuurla bir aradayız” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da düzenlenen basın toplantısı ve partiye katılım töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Ağıralioğlu, Anahtar Parti’ye katılan Mehmet Tolga Akalın için “Geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz” dedi.

Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, İran’da yaşanan savaştan seçim tartışmalarına kadar yaptığı değerlendirmede özetle şunları söyledi:
“Güçlü bir Türkiye’ye inandık, yola çıktık. Türk milletinin güçlü yarınları için yola çıktık. Memleketimizin umudunu her gün büyütelim, evlatlarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir memleket bırakalım diye yola çıktık. Devletimizin bize ne pahasına bırakıldığını, vatanımızın ne pahasına kurtarıldığını, Cumhuriyet’in ne bedelle kurulduğunu, evlatlarımıza neyi ne bedel ödeyerek bırakacağımızı bilebildiğimiz bir hatta mücadeleye söz verdik milletimize.
Daha iyisi mümkündür diye çıktığımız memleket yolculuğumuzun her gününe, umudun ve daha fazlasının mümkün olabileceğine dair irademizin kuvvetli sinelerle buluştuğu günler ekledik.
Bugün aramıza, daha önce beraber mücadele ettiğimiz, daha önce memleket mücadelesinde omuz omuza olduğumuz; Türk milletinin hak ettiği yeri alabilmesi için sinesinde, şuurunda taşıyabildiği her şeyi ömrü boyunca memleketine borçlu bildiği bir hatta milletine vermeye kastetmiş, gayret etmiş bir mücadele arkadaşımızı partimize katarak yolculuğumuza devam edeceğiz.

TÜRKİYE VİCDANIN SÖZCÜSÜ, ÖNCESİ OLABİLMELİ…
İran Savaşı’nda sürecin başından itibaren çatışmanın dışında kalabilmeyi başarabilmek Türkiye açısından kıymetlidir. Bölgede bu kadar sıcak savaşın ve kuralsızlığın bölgeyi huzursuz ettiği zamanlarda Türkiye’nin çatışmaların dışında tutulabilmesi kıymetlidir.
Lakin Türkiye bir bölge ülkesidir. Türkiye, dünyada bozulan dengede oyun kurucu olarak yeni düzen ve yeni denge teklif edebilecek bir rol üstlenmelidir. Bölgede İstanbul; dünyanın bozulan dengesine yeni denge teklif etme inisiyatifimizin merkezi hâline getirilmelidir. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen makul ve haysiyetli bir çıkışın, dünyayı altüst eden azgınlığa ve keyfiliğe çok daha gür ve güçlü seslerle itiraz edebilmesi gerekir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yedi-sekiz milyon kişinin ‘kral istemiyoruz’ diye bağırabildiği; İspanya’nın ‘bu dünya İsrail’in azgınlığına kurban gidecek bir dünya değildir’ diye itiraz edebildiği; İtalya’nın ‘hava sahamızı kullandırmayacağız’ diye bu keyfiliğe karşı durabildiği; İngiltere’nin ‘bu savaş bizim savaşımız değildir’ diye ikaz edebildiği; Almanya’nın ‘biz bu kuralsızlık içerisinde var olmak istemiyoruz’ diye konumlanabildiği yerde Türkiye, sesini sadece savaşın dışında kalmak istikametinde değil; bu dünyadaki hâkim büyük vicdanın sözcüsü ve öncüsü olabilmek noktasına taşıyabilmeliydi.

‘BİZ OLMAZSAK…’ KÖTÜ YÖNETİM DEMEKTİR!
Siyasetin pratiğini, kendilerine siyasetin imkânlarını kendi maharetlerine bağlayan yönetimi ikaz ediyorum. AK Parti kurmaylarını, AK Parti’yi ikaz ediyorum, ihtar ediyorum. ‘Biz olmazsak ne olacaksınız?’ demek, devletinizi kötü yönetiyorsunuz demektir. ‘Tayyip Erdoğan olmazsa yıkılırız’ demek, devletinizin büyüklüğüne itimatsızlık demektir.
Kim giderse gitsin, kim gelirse gelsin Türkiye Cumhuriyeti Devleti yıkılamaz. Çünkü devlet kapasitesi vardır. Bin yıllardır bu topraklardayız. Bizi bu topraklarda şahıslar değil; aklımız, kurumlarımız, devlet etme kapasitemiz ayakta tutuyor diyebilmeniz gerekir.
Bu kadar yıldır hükümet edip sonra bizi kendi şahsınıza, varlığınıza, hayatınıza bağlı hâle getirmeniz, vazifelerinizi doğru yapamadığınız anlamına gelmektedir. Trump’ta muhasebesini yapmak zorunda olduğumuz şey budur. Kocaman bir devlettir Amerika Birleşik Devletleri ama oyuncak olmuş gitmiştir. Amerika hem bölgenin hem NATO’nun hem Orta Doğu’nun hem de insanlığın huzurunu kaçırmıştır.
TÜRKİYE DAHA GÜÇLÜ HALE GELMELİ
Anahtar Parti, öngörülebilir bir dünya teklif ediyor. Öngörülebilir bir dünyada hem insanlığa çalışabilir, çatışmaları engelleyebilir, barışı sağlayabilir; hem de güvenlik konseptini çatışmalar olmadan tesis edebilecek bir vizyon teklif ediyor Anahtar Parti ve bunun meşalesi olacak bir yönetim mahareti ortaya koyuyor.
Dolayısıyla Türkiye güçlü hâle gelmelidir. Güçlü hâle gelebilecek Türkiye’nin güç standartları belli değildir. “Savaş bizi teğet geçti, kriz bizi teğet geçti” diye teselli siyasetinden vazgeçilmelidir. Savaşları engellemek, krizlere rağmen güçle ve kudretle ayakta kalabilecek bir yönetim mahareti sergilenmelidir. Buralar ıskalanmıştır.
NATO’nun güney kanadını besleyen, NATO’nun güney kanadında attığı bütün imzalara harfiyen uyarak vazifelerini yerine getiren bir ülke; Amerika Birleşik Devletleri’nin keyfiyetiyle zora sokulmuştur. Parasını verdiğimiz F-35’ler bize verilmemiştir. Modernizasyon anlamında anlaşmalarını yaptığımız silahlar bize teslim edilmemiştir. Bölgemizde, bizim güvenlik endişelerimizi büyütecek şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düşmanlarına TIR’lar dolusu silah verilmiştir.

Güney kanadını beklediğimiz yerde, güney kanadı tehlikeye sokulmuştur. Akdeniz’de; ‘Mavi Vatan’daki varlığımızı ve menfaatlerimizi tehlikeye sokacak şımarıklıklara destek verilmiştir. Adalarda ve Yunanistan’daki üslenme ve mevzilenme heveslerinin hepsini gördük. Gözümüzün önünde bunlar yapılmıştır.
Türkiye ile NATO üyesi olduğu için çatışamayacaklarını bildikleri için; Türkiye’yi NATO’dan çıkaramayacakları için de kendilerinin NATO’dan çıkacağına dair birtakım değerlendirmeler yapılmaktadır. Biz, olup biteni gözleyen; olup bitene konumlanabilen, yapması gereken her şeyi yapabilmek için elinde imkân olan bir ülkeyiz. Güçlü siyasete, güçlü devlet yönetimi nezaret etmelidir. Güçlü siyaset, güçlü devlet; memleketi tek cephe hâline getirebilme imkânını oluşturabilmelidir. 86 milyonu bir arada tutabilecek bir yönetim mahareti sergileyeceksiniz.

MİLLET İRADESİNE SAYGISIZLIK…
Cumhuriyet Halk Partisi, Bursa Belediyesi’nde biliyorsunuz bir soruşturma dolayısıyla süreç yaşadı; belediyede oylama yapılmış, AK Parti’ye geçmiştir. Başından itibaren bu süreçle alakalı ilkesel bir duruşumuz var, biliyorsunuz. O da şudur: Sandıkta milletin iradesine saygı duymak zorundadır siyaset.Sandıkta alamadığınızı belediye encümenleri marifetiyle almak, millet iradesine saygısızlıktır. Bunu bugün siz yapıyorsanız size diyoruz; CHP yapıyor olsaydı CHP’ye derdik. Biz olsaydık “Biz böyle bir şey yapmayız, ayıptır” derdik.Sandıkla alınmış belediyeleri, yargı süreçlerinin size sağladığı imkânla belediye encümenleri üzerinden almaya kalkmanız; memleketi tek cephe yapacağız diye başladığınız güya “terörsüz Türkiye” gündemindeki sözlerinizi bile boşa düşürecek mahiyettedir.
MEMLEKETİ BİRLEŞTİRME DEĞİL, BÖLME ADIMI
PKK’lılarla memleketi tek cephe yapacağız diye görüşüp, CHP’lilerle cepheleşmek ve bu cephe siyasetini yargının sağladığı alanı kullanarak belediyelerde size verilmemiş oyları gasp etmeye dönüştürmek; memleketi birleştirmeye değil, bölmeye hizmet eder.Cumhurbaşkanımız, eğer AK Parti Genel Başkanı olarak memleketi bu cepheleşmeden kurtarmak istiyorsa, yapması gereken şudur: Cumhurbaşkanlığı makamına yaslanmalı, AK Parti Genel Başkanlığı makamından konuşmamalıdır bu meselede. Cumhurbaşkanlığı makamından konuşmalıdır.Cumhuriyet Halk Partililer onu şöyle derken duymalıdır: “Biz yolsuzluk soruşturmalarına karışmıyoruz. Yolsuzluk soruşturmaları vesilesiyle doğan avantajı partimiz lehine kullanmayı millet iradesine saygısızlık sayıyoruz. Böyle bir hakkımız kanunen olsa bile, böyle bir imkân doğsa bile; bunu kullanmayı, belediye başkanlığı seçiminde tercihini bu yönde kullanmış millete saygısızlık sayıyoruz.”
SEÇİMLER ZAMANINDA YAPILMALI…
Bir de erken seçim gündemi var… Bu gündemle alakalı bizim pozisyonumuzun, durduğumuz yerin şöyle bilinmesini istiyoruz: Eğer illa seçim yapılacaksa, mecrasında ve zamanında yapılmalıdır.Çünkü mecrasından çıkarılmış bir memlekette, mecrasına otursun diye gayretlerimizi oldu bittiye getirmeyi millet iradesine bu anlamda da hürmetsizlik sayıyoruz. Bu gündem içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasinin kendisine vermiş olduğu imkânları kullanmak isteyecektir.
Ama Anahtar Parti’nin hayali; mecrasında siyaset, zamanında seçim ve her şeyin yerli yerine oturduğu bir memlekettir.
ANAHTAR PARTİ SİYASAL OLARAK DA BÜYÜYOR
Her geçen gün büyüyoruz. Sadece sayısal olarak değil, siyasal olarak da büyüyoruz. Türkiye’de bugün “kararsızlar” diye ifade edilen en büyük kitlenin kararlı alternatifi hâline geliyoruz.Araştırmacılar, en büyük oy grubunun ‘kararsızlar’ olduğunu söylüyor. Anahtar Parti, bu kararsızlığa sebep olan sorunları çözme iradesine sahip bir partidir.Kararsızlar bilsinler ki biz kararlıyız. Adaletsizlikten kararsız hâle geldiler. İsraftan kararsız hâle geldiler. Öngörülemez bir memlekette ticaret yaptıkları için kararsız hâle geldiler. Ürettiklerini satamaz, sattıklarının yerine yenisini koyamaz hâle geldikleri için kararsız hâle geldiler.
HERKES PARTİM DİYOR; BİZ MİLLETİM DİYORUZ…
Tolga Akalın ile geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne varlığıyla, Türk milletine sevdamızla beraberiz.Biz Anahtar Parti’de yüzde kaç oy alırız için değil; yüzde kaç oy alırsak ne buluruz için de değil, Türk milletine ne sağlayabiliriz gibi bir şuurla bir aradayız.Anahtar Parti, her partiden bir parti olarak değil; her partinin hakikatine yürüyen bir mesuliyet hattında, Türk milletinin 86 milyonunun güçlü, zengin, müreffeh yarınları için çalışanların partisidir.Herkes ‘partim’ diyor, biz ‘milletim’ diyoruz. Herkes ‘liderim’ diyor, biz ‘devletimiz’ diyoruz. Herkes karizmatik liderlik ve kadro diyor, biz büyük milletin evlatlarıyız diyoruz.
Dolayısıyla herkesin partisinde ne kıymet varsa, biz onları milletimiz için sahipleniyoruz.
AKALIN: TÜRK SİYASETİNE BİR HEDİYE…
Anahtar Parti’ye katılan Mehmet Tolga Akalın ise, “Anadolu’dan yeni bir ses yükseliyor. Uzun yıllar beraber mücadele ettik. Yavuz Başkanın parti totemciliği yapmaması, 21. yüzyılda Türk siyasetine bir hediyedir. Türk siyaseti yeni bir dönemle tanışacak. Bu Türkiye’nin geleceği. Bu gelecekte sizinle omuz omuza mücadele etmekten ve edecek olmaktan dolayı iftihar ediyorum. Sinenizde bana da bu yeri açtığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Mehmet Tolga Akalın’a parti rozeti takdim etti
Gündem, 10 Nisan 2026 04:59
Yorumlar (0)
Türklerin Vize Kabusunda Zirve Değişmedi: Malta İlk Sırada
Görev Başında Yaralanan Astsubay Yusuf Ergün Şehit Oldu
Malatya’da 1 Haziran Pazartesi Günüyle Birlikte Düzen Değişiyor
Malatya-Elazığ Yolunda Kaza Alarmı
Donun Vurduğu Bahçelerde Bir Yıl Sonra İlk Hasat Sevinci
Hakkında 38 Yıl 9 Ay Hapis Kararı Bulunan Şahıs Yakayı Ele Verdi
Bayram Tatilinin Ardından Yollarda Yoğun Mesai
Kelebek Avcısı Fotoğrafçıdan Leyleklerin Dünyasına Yolculuk
Yazıhan Halkı CHP Genel Merkezi Önünde
Çevreyolunda Feci Çarpışma: Yaya Olay Yerinde Hayatını Kaybetti
Başkan Yalçın’dan Cuma Hutbesine Sert Tepki
Yağmura Rağmen Coşku Dinmedi: Narmikan Yaylası’nda 700 Kişilik Etli Pilav İkramı
Kayhan Ay’dan Bayram Mesaisindeki Polislere Moral Ziyareti
Kurbanlık Pazarında Kapanış Öncesi Yoğunluk Besiciler Memnun
Jandarma’dan Bayram Trafiğinde Gizli Denetim Hamlesi
Havaların Isınmasıyla Zehirli Engerekler Ortaya Çıktı
BBP Malatya’dan Bayramda Kardeşlik ve Ekonomi Vurgusu
Özlem Yavaş’tan İstanbul’un Fethi’nin 573. Yılı Mesajı
Bülbüloğlu’dan İstanbul’un Fethi’nin 573. Yıl Dönümü Mesajı
Kurban Pazarında Endişeye Son! Satılamayan Hayvanları Devlet Satın Alacak
Hangül’den İstanbul’un Fethinin 573. Yıl Dönümü Mesajı
BaşkanAv. Demez’den İstanbul’un Fethi’nin 573. Yılına Anlamlı Mesaj
Yağlıcı’dan İstanbul’un Fethi’nin 573. Yıl Dönümüne Anlamlı Mesaj
Vali Seddar Yavuz’un 29 Mayıs İstanbul’un Fethi Mesajı
Başkan Er:Kent Bayramlaşmasına Katıldı
Doğanşehir’de Annesiz Kalan Yavru Sansar Korumaya Alındı
Birlik ve Kardeşlik Mesajları Verildi: Bayramlaşma Programı Düzenlendi
Emniyet Müdürü Kayhan Ay’dan Şehit Ailelerine Duygu Dolu Bayram Ziyareti
Malatya’da Bayram Günü Kaza: 8 Yaralı
Bayramın İlk Gününde Dikkatsizlik Faturası: 13 Bin Yaralı
Pazarın Rekortmeni! 1 Ton 250 Kiloluk Dev Tosun Dudak Uçuklatan Fiyata Satıldı
Bayram Günü Dehşeti: Malatya’da Kavga Kanlı Bitti
“Konuşan Gazete”nin Sesi Sustu: Osman Özdemir’e Veda
Kurtlar ve Yaban Keçileri Aynı Bölgede Görüntülendi
Malatya’da Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Bayram Namazında Kardeşlik Mesajı: Gazze ve Doğu Türkistan’a Dua
Karcı Kurban Bayramı Mesajı: “Gerçek Bayram Bir Gönüle Dokunabilmektir”
Vali Seddar Yavuz’un Kurban Bayramı Mesajı
Yavaş’tan Kurban Bayramı Mesajı "Kardeşliğimizi Güçlendiren En Kıymetli Değerlerdir”
