Malatya, tarih boyunca üretimin, emeğin ve girişimciliğin şehri olmuştur. Kayısısıyla dünyaya açılan, sanayisiyle bölgesine güç veren bu şehir, bugün yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor.
6 Şubat depremleri yalnızca binaları yıkmadı; üretim alanlarımızı, ticaretimizi, yatırım iklimimizi ve ekonomik dengelerimizi de derinden etkiledi. Bugün artık sadece kayıplarımızı telafi etmeyi konuşmak yeterli değildir. Asıl konuşmamız gereken konu, Malatya’yı gelecek 30-40 yılın ekonomik merkezlerinden biri haline nasıl getireceğimizdir.
Dünyada Ve Ülkemizde Ekonomik Büyümenin Lokomotifi Artık Yüksek Katma Değerli Üretimdir. Savunma Sanayi De Bunun En Önemli Örneklerinden Biridir. Çünkü bu sektör yalnızca silah üretmekten ibaret değildir; elektronikten yazılıma, makineden kompozit malzemelere, hassas üretimden yapay zekâya kadar onlarca farklı alanı içinde barındıran büyük bir teknoloji ekosistemidir.
Peki, Malatya bu ekosistemin neresinde olabilir?
Bence cevap çok nettir: Malatya, savunma sanayi tedarik zincirinde güçlü bir üretim merkezi olabilir.
Şehrimizde faaliyet gösteren birçok makine, metal işleme, elektrik, elektronik ve imalat firması; gerekli eğitim, sertifikasyon ve desteklerle savunma sanayine parça ve alt sistem üretebilecek potansiyele sahiptir. Üniversitelerimizde yetişen genç mühendislerimiz, meslek liselerimizde eğitim gören öğrencilerimiz ve girişimci ruhu taşıyan sanayicilerimiz bu dönüşümün en önemli gücü olacaktır.
Hayalimiz, yalnızca yeni fabrikalar kurmak olamamalı.
Hayalimiz;
* Genç mühendislerin Malatya’da kariyer yapabildiği,
* Üniversite ile sanayinin ortak projeler geliştirdiği,
* KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası tedarik zincirlerine katıldığı,
* Robotik üretim, otomasyon, yazılım ve elektronik alanlarında uzmanlaşmış firmaların çoğaldığı,
* Yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir Malatya’dır.
Bu vizyon gerçekleştiğinde yalnızca ekonomik göstergeler değişmeyecek; gençlerimizin geleceğe bakışı da değişecektir. Başka şehirlere gitmek zorunda kalmadan kendi memleketlerinde nitelikli iş bulabilecek, bilgi ve emeklerini Malatya’nın kalkınması için kullanabileceklerdir.
Elbette bu dönüşüm bir günde olmayacaktır. Ancak doğru planlama, güçlü iş birlikleri ve uzun vadeli bir stratejiyle Malatya’nın bu alanda önemli bir merkez haline gelmesi mümkündür.
Ben inanıyorum ki Malatya, geçmişte olduğu gibi gelecekte de üretimin şehri olacaktır.
Artık hedefimiz yalnızca yeniden inşa etmek değil; yeniden yükselmektir.
Çünkü güçlü şehirler, büyük hayaller kuran ve bu hayalleri ortak akılla gerçeğe dönüştüren şehirlerdir.
Gelin, Malatya’yı sadece depremin ardından toparlanan bir şehir olarak değil; yüksek teknoloji üreten, yatırım çeken ve gençlerine umut veren bir şehir olarak birlikte geleceğe taşıyalım.

YENİ Parti Grup Yönetiminde Ağbaba Dönemi
Tüketiciyi Yanıltan İşletmelere Yakın Takip: Ticaret Bakanlığı Uyardı
Muğla’da Kritik Yaz Mesaisi: Kahraman Ekipler Yeşil Vatan İçin Nöbette
Malatya’da Umut Büyüyor: Çocuk Kemik İliği Naklinde 130’uncu Başarı



