reklam
reklam
ALTIN
 
DOLAR
 
STERLİN
EURO
 
reklam reklam reklam

Türkiye Bir Çınarını Daha Kaybetti: Kadir İnanır’a Unutulmaz Veda

“Sen bu millete adamlığı, dik durmayı, sevmenin ve emeğin ne demek olduğunu öğrettin” sloganları attı. 

Eklenme Tarihi

28 Haziran 2026 22:06

Güncelenme Tarihi

01 Ocak 1970 22:06
Türkiye Bir Çınarını Daha Kaybetti: Kadir İnanır’a Unutulmaz Veda

Türk sinemasının efsanevi aktörü, karakteri ve dik duruşuyla hafızalara kazınan usta sanatçı Kadir İnanır, 26 Haziran 2026 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Usta sanatçı için bugün saat 13.00'te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde sanat, siyaset dünyası ve sevenlerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir cenaze töreni gerçekleştirildi.

Salonda büyük bir izdihamın yaşandığı tören öncesinde bekleyen kalabalık, “Sen bu millete adamlığı, dik durmayı, sevmenin ve emeğin ne demek olduğunu öğrettin” sloganları attı. Sunuculuğunu usta oyuncu Volkan Severcan’ın üstlendiği törenin açılışında, yönetmen Hüseyin Karabey’in hazırladığı duygu yüklü bir belgesel gösterildi. Belgeselde, Kadir İnanır’ın geçmişteki bir röportajında kurduğu "Anılarım bir film gibi gözümün önünden geçiyor" sözleri salondakilere duygusal anlar yaşattı.

"VASİYETİ SORUMLULUĞUMUZDUR"

Jülide Kural: "Aslına bakarsanız şu andaki duygum sadece sessizce durmak. Ama Kadir’in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki, kalbimin buna dayanabileceğini sanmıyorum. Kadir’i hepiniz tanıyorsunuz; haksızlık karşısında taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözlere ihtiyaç duymamasını, yoksulluk ve adaletsizlik karşısında şahlanan vicdanını, kalbini, kısacası insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Kadir İnanır bir bakışıyla seyircisinin yıllarca süren unutulmazıdır. Herkesin abisi, babası, sevgilisi, oğludur; o aslında halktır. Anadoludur ve bütün halkların dostudur; o yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkes'dir, Boşnak'tır, Kürt'tür... Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine: 'O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyeti sorumluluğumuzdur; bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka..."

"KOCAMAN BİR İNCİR AĞACI GİBİYDİ"

Menderes Samancılar: "Hayatın en zor anlarından birini yaşıyoruz. Buradan birçok arkadaşımızı yolcu ettik ama bir gün buradan Kadir dayımızı yolcu edeceğimizi hiç düşünemedik. Artık dinlemek zor Hekimoğlu’nu, her dinlediğimizde yeniden ağlayacağız. O derlemişti türküyü biliyorsunuz, hep övgüyle bahsederdik. Sarılırdık dostça; kocaman bir incir ağacı gibiydi benim için, bal gibi incirler veren... Barış, dostluk, sevgi dolu bir yürek, asla unutmayacağız. Kadir dayı gibileri asla unutmayacağız. İyi ki 50 yılı birlikte geçirdik, iyi ki varmışsın Kadir abim, güle güle."

"BÜTÜN KARİYERİNİ BARIŞ İÇİN RİSKE ATIYORSUN"

Adil Kaya: "Nürnberg seyircisini derinden yakalamıştı Almanya'da düzenlenen festivalde. Alman seyirciler savaş sonrasında eski hayatına dönmeye çalışırken onlardan çok farklı bir etki yaratmıştı. Kadir abinin performansı için 'Çok diri, çok duygulu, çok sahici' diyorlardı. Yıllar sonra ödül almak için Nürnberg’e geldiğinde, Avrupa’nın en saygın oyuncularından Maria Schrader takdim etti ödülü. Sohbet ederken Kadir abiye, 'Bütün kariyerini barış için riske atıyorsun. İki dünya savaşı çıkarmış Almanlar arasında senin yaptığını yapabilecek bir sanatçı tanımıyorum' demişti. Törende de ona dönüp 'Canım kardeşim Kadir, bu kadar güzel bir insan nasıl olunur?' ifadelerini kullanmıştı. Kadir abi de bir Alman gazetesine verdiği röportajda, 'Ben size dünyanın en güzel ülkesinden en güzel selamları getirdim' demişti. Kendisi hep 'Bir sanatçı ülkesinin sorunlarına duyarlı değilse ben ona sanatçı demem' derdi."

"ŞİRKETİMİN BU SEVİYEDE OLMASININ NEDENİDİR"

Ali Gündoğdu: "Hepimizin başı sağ olsun. Ben Kadir dayıyı tanıdığımda sektörde kamera asistanıydım, çıraktım. Bana her zaman 'Alicim ihtiyacın var mı?' diye sorardı, hep abi gibi davrandı. Yıllar sonra yapımcısı oldum, tavrında hiçbir değişiklik olmadı. Her zaman 'Bir ihtiyacın var mı, ailen nasıl?' diye sorardı. Şirketimin bu seviyede olmasının nedenlerinden biridir. Güle güle dayı."

"ÖRNEK BİR REHABİLİTASYON HASTASIYDI"

Köksal Kuloğlu: "Duruşu, ilkeleri ve insanlığı ile hepimizin hayatına dokundu. Sanatını her zaman Anadolu ile buluşturan, Anadolu’nun birliğine, dirliğine inanan bir insandı. Duruşu sanatına yansırdı. Kendisini yalnız oyuncu olarak değil, örnek bir rehabilitasyon hastası olarak tanırdık. Bizimle olan her randevusuna aynı disiplin, kararlılık ve umutla gelirdi. Gösterdiği azim, sağlık çalışanlarımıza ve diğer hastalarımıza her zaman ilham verdi."

"KALAN ÖMRÜMÜ BARIŞA HAZIRLAYACAĞIM"

Kerim Yıldız: "Hayatı boyunca doğru bildiğinden vazgeçmedi, elini taşın altına koydu. Özellikle Kürt meselesinin çözülmesindeki samimiyet arayışlarında kişisel hesap gözetmeden yer aldı. Anaların ağlamaması, bu ülkede kardeşçe yaşanması için inandığı düşüncenin sesi olmaya çalıştı. Farklı düşüncelerin olduğu en zor zamanlarda bile bu vicdani duruştan vazgeçmedi. Çünkü sinema yıldızı olduğu kadar bir barış yıldızıydı. Yaptığımız toplantılardan birinde bana, 'Kaç yıl ömrüm kaldı bilmiyorum, kalan ömrümü insanlık için büyük barışa hazırlayacağım' demişti.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.