Anahtar Parti Malatya İl Başkanı Erdoğan Zelyurt ; Malatya’da son günlerde hava sıcaklıklarının ani düşüş eğilimine girmesi ve özellikle gece saatlerinde kritik seviyelere yaklaşması, başta kayısı üreticilerimiz olmak üzere tüm çiftçilerimizi yeniden aynı endişeyle karşı karşıya bırakmıştır. Meteorolojik değerlendirmeler, önümüzdeki günlerde bölgemizde yer yer zirai don riskinin oluşabileceğini ortaya koymaktadır. Bu riskin gerçekleşip gerçekleşmemesi ikinci plandadır. Çünkü Malatya’da çiftçi bugün ihtimalleri değil, geçen yıl yaşanan ağır kayıpları hatırlamaktadır.
Geçtiğimiz yıl yaşanan don hadisesi, Malatya genelinde kayısı başta olmak üzere birçok üründe ciddi verim kayıplarına neden olmuş, bazı bölgelerde ürün kaybı yer yer yüzde 70-80 seviyelerine kadar ulaşmıştır. Türkiye’nin yıllık ortalama 800 bin ton civarındaki yaş kayısı üretiminin yaklaşık yüzde 50’den fazlasını tek başına karşılayan Malatya, dünya kuru kayısı ihracatında yüzde 80-85 bandında paya sahip bir merkezdir. Yıllara göre değişmekle birlikte yalnızca kuru kayısı ihracatından ülkemize kazandırılan döviz geliri 400 ila 500 milyon dolar seviyesindedir. Bu tablo, Malatya’da yaşanacak bir zirai don olayının sadece tarımsal değil, doğrudan ekonomik bir afet olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Ancak ne yazık ki bu büyüklükte bir risk, Malatya’da hâlâ bu ciddiyetle yönetilmemektedir.
Anahtar Parti Malatya İl Başkanlığı olarak sahadan aldığımız veriler ve İl Başkanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanlığımızın teknik değerlendirmeleri göstermektedir ki; zirai don riski yıllardır bilinmesine rağmen bu riski yönetecek kurumsal ve sürdürülebilir bir sistem hâlâ oluşturulmamıştır.
Bugün Malatya’da yaklaşık 50 binin üzerinde ailenin doğrudan geçimini sağladığı, dolaylı olarak ise yüz binlerce insanı etkileyen bir üretim zincirinden bahsediyoruz. Buna rağmen üretici, don riskine karşı hâlâ bireysel yöntemlerle mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Türkiye artık 1960’ların, 1970’lerin Türkiye’si değildir.
O dönemlerde teknoloji yoktu, veri yoktu, sistem yoktu.
İnsanlar donla mücadele etmek için lastik yakardı, dumanla bahçesini korumaya çalışırdı.
Ama bugün teknoloji var.
Bugün veri var.
Bugün bilim var.
Buna rağmen Malatya’da üreticinin hâlâ gece yarısı bahçesinde lastik yakmak zorunda kalması, bu çağda kabul edilemez bir geri kalmışlıktır. Bu görüntü, çiftçinin çaresizliğini değil; yönetenlerin yetersizliğini göstermektedir.
Yerel yönetimler ve tarımdan sorumlu kamu kurumları her yıl aynı riski izlemekte, her yıl aynı açıklamaları yapmakta, ancak sahada değişen hiçbir şey olmamaktadır. Bu durum artık bir ihmal değil, açık bir yönetim alışkanlığına dönüşmüştür.
İl Başkanlığımızın Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanlığı tarafından yapılan teknik değerlendirmeler açıkça ortaya koymaktadır ki; zirai don öngörülebilir bir risktir ve doğru ekipman, doğru planlama ve doğru organizasyonla etkisi ciddi ölçüde azaltılabilir. Ancak bunun için sahada çalışan bir erken uyarı sistemi, üreticiye ulaşan teknik destek ve planlı bir müdahale altyapısı gereklidir.
Bugün Malatya’da bu sistem yoktur.
Tarım sigortaları üreticide güven oluşturmamakta, hasar süreçleri belirsizlik taşımakta, destek mekanizmaları ise çoğu zaman sahaya yansımamaktadır. Su yönetimi ise hâlâ tarımsal afet boyutuyla ele alınmamakta, oysa donla mücadelede suyun rolü kritik bir öneme sahiptir. Bu alan doğrudan Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanlığımızın çalışma kapsamındadır ve tarafımızdan özellikle takip edilmektedir.
Açık konuşmak gerekirse; Malatya’da çiftçi bugün sadece hava koşullarıyla değil, ilgisizlikle mücadele etmektedir.
Eğer bu anlayış değişmezse, her yıl aynı kayıplar yaşanacak, her yıl aynı cümleler kurulacak ve her yıl bu şehrin üretim gücü biraz daha zayıflayacaktır.
Biz Anahtar Parti olarak kaderi değil, ihmali konuşuyoruz.
Ve bu ihmali ortadan kaldıracak aklı ve iradeyi ortaya koyuyoruz.
Zirai don meselesi bir hava olayı değil, açık bir afet yönetimi konusudur.
Ve unutulmamalıdır ki;
Malatya’da don sadece ürünü değil, emeği, ihracatı ve bu şehrin geleceğini vurur.

Malatya’da Odunluk Yangını: Maddi Hasar Meydana Geldi



