Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Yöreden Yöreye Farklılık Bizi Zengin Kılıyor”78 defa okundu

kategorisinde, 02 Haz 2017 - 11:09 tarihinde yayınlandı
“Yöreden Yöreye Farklılık Bizi Zengin Kılıyor”

İnönü Üniversitesi Okutmanı Yusuf Dumlupınar, “Yöreden yöreye farklılık bizi zengin kılıyor” dedi.

 

Dumlupınar, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, Türk Halk Müziğinin Türkiye’nin kimliğini güçlendiren, ifade eden bir yöne sahip olduğunu söyledi.

 

Türkiye’nin komşu olduğu tüm coğrafyalarda, Balkanlar, Ortadoğu, Avrupa’da göçmen yoluyla hatta okyanus ötesine kadar uzantısı olan ve bu yönüyle gerçekten uluslararası ölçekte kendini fark ettiren bir yapıya sahip olduğunu belirten Dumlupınar, “Türk Halk Müziğinin yöreden yöreye farklılık göstermesini ben kimliklendirmeyle örtüştürüyorum. Yani yüzyıllardan günümüze taşınan halk müziği köyden köye, kentten kentte komşu olduğumuz ülkelerle çeşitli form, enstrüman anlamında güçlendiren, ifade eden bir yöne özelliğe sahiptir” şeklinde konuştu.

 

Dumlupınar, toplumsal dönüşümler, toplumsal hareketlilikler, kentleşme, artan nüfus ve endüstrileşmenin getirdiği tahribatın müziklerde ciddi bir erozyona sebep olduğunu kaydederek, “Tüketim ve üretim anlamında ciddi bir gerilemenin görüldüğünü söylemek mümkündür. Yani bugün 1980 ve 1990’larda kaset elime aldığım zamanki mutluluğum, oğlumun kendisine aldığım oyuncakla havalara uçarcasına mutlu olması gibiydi. O kaseti birisi bana aldığı zaman heyecanlanırdım. Şimdi ise her şey var ama hiç bir şey yok” ifadelerini kullandı.

 

Türk icracılarının dönüşümü üzerine bir analitik model çalışması yaptığına değinen, Dumlupınar, şöyle konuştu:

 

“Doktora tezimde aslında bunu savunuyorum. Hani farklı yöreler, farklı tavırlar, farklı ağız hançereleri var. Ama ben diyorum ki artık gelinen bu günde, bu çağda Şekip Şaadoğlu’nu taklit etmek zorunda değiliz. Bizim New York Filarmoni Orkestrasıyla da çalmamız, söylememiz lazım. Ama bizim geleneğimizle. Yani bu kimliklendirme çalışmasıdır. Yöreden yöreye farklılık bizi zengin kılıyor. O yüzden bu müziği ne kadar araştırırsanız o kadar eksiksiniz. Çünkü çok şey var.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı