Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Yanık Hastalarının Tedavisinde Çok Ciddi Bir Potansiyele Sahibiz”99 defa okundu

kategorisinde, 09 Eki 2017 - 12:19 tarihinde yayınlandı
“Yanık Hastalarının Tedavisinde Çok Ciddi Bir Potansiyele Sahibiz”

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemal Fırat, Turgut Özal Tıp Merkezi olarak yanık hastalarının tedavisinde çok önemli bir potansiyele sahip olduklarını söyledi.

 

Fırat, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, yanıkların öncelikle ısı değişiklikleri, termal etkiler dedikleri veya kimyasal ajanlarla oluşan ve bunların verdiği hasarlarla meydana gelen deri bütünlüğünün bozulması olduğunu belirtti.

 

Toplumda en çok meydana gelen yanıkların termal etkilerle meydana gelen haşlanma tipi yanıklar olduğunu belirten Fırat, “İkinci sırada daha çok alev yanıklarını daha görmekteyiz. Üçüncü sıklıkta ise elektrik yanıklarını daha çok görmekteyiz. Genel anlamda bu üç yanık tipi daha çok karşılaştığımız yanıklar arasında yer almaktadır” şeklinde konuştu.

 

Fırat, yanık tedavisinde diş macunu, yumurta akı ve buzlu suyun kullanılmaması gerektiğini kaydederek, “Yanığın oluşum şekli itibariyle eğer bir ısıyla oluşmuşsa öncelikle ısının etkisi azalsın diye soğutmak gerekiyor. Fakat bunu buzlu su değil de normal soğuk suyla yapmakta fayda var. Eğer bir alevle oluşmuşsa alev bölgesinden hızlı bir şekilde hastanın uzaklaştırılması, alev devam ediyorsa onu söndürmesi ve en kısa sürede hastanın ağrısı giderilerek sistem tedavisinin başlatılması gereklidir” ifadelerini kullandı.

 

Sıcak su dökülmesiyle oluşan yanıkların tedavisinde soğuk su kullanılmasının faydalı olacağına değinen Fırat, “Yanan kişinin üzerindeki kıyafetleri çıkartacağız. Eğer bir ortamda olmuş, bir alev söz konusuysa hastanın yangın yerinden en kısa sürede uzaklaştırılması gerekiyor. Alevin söndürülmesi gerekiyor. Kapalı bir alandaysa orada oluşacak ısı artışı iç organlara zarar verebileceği için en kısa sürede o ortamdan çıkarılması gerekiyor” dedi.

 

Fırat, yanık tedavisinde yaklaşımlarının ortalama dört şekilde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

 

“Birinci derece dediğimiz yanığın normal güneş yanığı oluşmasıdır. Ciddi bir sıvı tedavisi gerektirmez. Bunlar daha çok ağrının giderilmesi ve lokal bakımla iyileşir. İkinci derece yüzeysel dediğimiz yanıklarda yine cilt bütünlüğü bozulmuştur. Ciltlerde su toplayan kabarcıklar oluşmuştur. Bu varsa ikinci derece yüzeysel diyoruz. Eğer kaybolmuş artık deri soyulmuş ve derileşmişse ikinci derece diyoruz. Bu  aşamada eğer daha da derin olmuşsa, cilt altı dokular, yağ dokusu dediğimiz  yapılar yanmıştır.”

 

“Derin Yanıklar Vücutta İz Bırakabiliyor”

 

Yanıkların kalıcı olmasının yanığın derecesine göre değiştiğini belirten Fırat, “İkinci derece derine kadar yanıklarda ciddi bir iz kalmıyor. Kalırsa da bununla ilgili tedavimiz var. Gerek cilt yenileyecek tedavilerimiz gerek rejeneratif doku replasmanı dediğimiz tedavilerle iz giderici tedavilerimiz var. Ama daha derin yanıklarda ister istemez bir iz kalabiliyor” şeklinde konuştu.

 

Fırat, Turgut Özal Tıp Merkezinde yanıklarla ilgili önemli çalışmaların yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

 

“Geçmişten beri yaptığımız yayınlarda var. Son günlerde biz yanıkla ilgili özellikle amniyon membran kullanımı konusunda ciddi yol kat ettik. Şimdi hasta yanıp geliyor bütün cilt bütünlüğü bozuluyor. Cilt bütünlüğü bozulması demek hastanın hem enfeksiyona açık olması hem de ciddi sıvı kaybı anlamına geliyor. Dolayısıyla biz bu dönemde amniyon membranı kullanıyoruz. Amniyon membran, ‘bebeği saran zar’ anlamına geliyor. Tabi dünyada ilk kullanan biz değiliz. Dünyada bilinen bir yöntem. Bin 900’lü yıllardan beri kullanılan bir yöntem ama bir dönem atlanmış çok uygulanmamış. Günümüzde bunu çok yoğun bir şekilde kullanmaya başladık  ve ciddi faydasını da gördük. Çünkü bunun hem koruyucu etkisi var hem de içerisindeki birçok faktör hem sıvı kaybını engelliyor hem de orada enfeksiyona karşı korucu etkisi oluyor.”

 

“Kuzey Irak ve Suriye’den Çok Hasta Aldık, Almaya Devam Ediyoruz”

 

Ankara’nın doğusunda yer alan bir hastane olarak çok etkin bir konumda olduklarını ifade eden Fırat, “Yanık konusunda çok ciddi bir hasta potansiyelimiz var. Bölge hastaları bize danışılıyor. Çok ciddi hasta tedavisi yaptık. Özellikle Kuzey Irak ve Suriye bölgesinden çok hasta aldık, hala da alıyoruz. Şu anda bu bölgenin önde gelen merkezlerinden birisiyiz. Gecen birkaç ay içerisinde Ankara’dan, Samsun’dan çevre illerden de buraya hasta sevkiyatımız oldu. Gerek yoğunluktan, gerek hasta talebinden özellikle Kuzey Irak bölgesinden hastalar konusunda herhalde biz orda biraz popüleriz ki direk hastalarını getirip acile bırakıyorlar. Bu konuda bu bölgede ciddi bir etkinliğimiz var” şeklinde konuştu.

 

Fırat, eskiden yüzde 20-30 oranında bir yanık olduğu zaman hastayla ilgili korkularının oluşmaya başladığını hatırlatarak, “Şimdi yüzde 70-80 oranındaki ciddi  yanıklarda bile hastalarımızın mortal toranı (ölüm oranı) ciddi oranda düştü. Demek ki iyi bir yerdeyiz, iyi götürüyoruz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı
bodrum escort