Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Ülkemizdeki covid 19 Virüsünün Emekçiler Üzerinde ki Yansıması4111 defa okundu

kategorisinde, 11 Nis 2020 - 20:01 tarihinde yayınlandı
Ülkemizdeki covid 19 Virüsünün Emekçiler Üzerinde ki Yansıması

YAZI DİZİSİ – 2

11 Nisan 2020
Erkan CEYLAN

Değerli okurlar, bir önceki yazımda, Yeni tip corona virüsün kısa bir künyesine bakıp, Italya, Güney Kore ve Türkiye’deki sürecini irdelemistim. Esasen bizi yoğunluklu olarak ilgilendiren yönü ülkemizdeki yansıması olduğuna göre, buradan devam edelim.

Bilim Kurulu, Sağlık bakanı, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel başkanı R. Tayyip Erdoğan, Dünya’yı etkileyen Covid-19 ile ilgili bir dizi önlemlerin olduğu önlem paketi açıkladı. Ancak pakete baktığımızda paketin içinde patrona önlem işçiye ise işe devam dışında bir şey olmadığı göze çarpıyor.

Bilim kurulunun yayınladığı 14 kural arasında en önemli olan kurallar; Maske takma, sosyal mesafe ve hijyenik olma kurallarının uygulanabilirliğini gözden geçirmeye ihtiyaç var.
Bizlere “Evde Kal/Hayat Eve Sığar” diyorlar, ancak milyonlarca işçi, emekçi hergün insanlık dışı koşullarda çalışmak zorunda hâlâ! Salgın koşullarında işçilerin durumunu özetleyen binlerce örnek verebilir;
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 20 yaş altı yasağını bilmesine rağmen, sokağa çıkmak zorunda kalan bir çocuğun hikayesini, daha geniş olarak vermemiz gerekirse, ekmek parası için tartı ile sokak aralarına çıkmak zorunda kalan çocuklar Ne kadar evinde, hijyen içinde olabilir?! Hayatını idame ettirebilmek ve eve ekmek parası götürmek zorunda olan bu çocuk, insanları tartmak zorundayken, sosyal mesefe kuralına uyabilir mi? 7-8 saat ağzında kalacak maske ne kadar hijyenik olabilir? Yani açlıktan ölmek istemeyen onca çocuğun, coronadan ölmesine engel bir hal teşkil ediyor mu bu kurallar? Hiç sanmıyorum!

Mesela Covid -19 virüsü yayılmadan yeni bir dükkan açan, parası olmadığı için çeşitli bankalardan kredi çeken esnaf, kapatılan cafeler, kuaförler,
Restaurantlar v.s. Kapatılan dükkanların kirası, elektiriği,
suyu! Daha da önemlisi ücretsiz izne çıkarılan emekçiler, 14 kural içerisinde kendisine nasıl bir yer bulabilir ya da bulabilir mi?

Elbette örnekleri çoğaltmak mümkün;
2300 işçinin çalıştığı tekstil fabrikasını düşünün. Dünyada binlerce vaka ve ölümün gerçekleştiği bir süreçte, 1 hastanın 16 kişiye virüsü bulaştırabildiğini sağlık bakanının açıklamasına rağmen, bir işçisinin pozitif olduğu doktorlar tarafından duyurulmasının ardından çalışmayacaklarını açıklayan işçilere: “Ayın 20’sinde siparişlerimizi teslim etmemiz lazım yoksa maaş vermem” çığırtkanlığı aslında tüm gerçekleri önümüze seriyor. Bu da yetmezmiş gibi sosyal mesefe, maske ve hijyen kurallarını da! ezerek işçileri dövmeye kalkmak KAPİTALİZM ‘in ne kadar vahşileştiğinin can alıcı bir başka görüntüsüydü. Modern köleliğin ozeti de denebilir!

Bir ülke düşünün ki; Dünyada ülkeler, milyar dolarlık önlemler açıklarken, tartı ile ekmeğini kazanan, dükkanını kapatan, işsizlerinden, ücretsiz izne çıkarılan emekçilerden mesaj yolu ile bağış toplayan!

Bizleri, gerçek yaşamlarımızdan uzak tutup, krizin faturasını bizlere kestikleri gibi, Covid-19 faturasını da bizlere kesiyorlar! Covid -19, mutlaka çıkacak hayatımızdan. Bir çok fabrika bahane edip iflas açıklıyor, işçileri işten atıyor, zaten kıt kanaat geçiniyorduk elde ne varsa elimizden alındı. Ama Asıl Covid-19 yaşamımızdan çıktıktan sonra büyük krizin bizi beklediğini hepimiz görüyoruz.

Gerek belediyelerin, gerek merkezi yönetimin hazırladığı gıda kolileri gibi palyatif önlemlerin, kalıcı olmaktan bir hayli uzak olduğunu söylemeye hacet yok!

Kalıcı çözümler için, halkın iktidar yolunu açmaya odaklanmalı, dayanışmayı daha fazla büyütmeli, üretime yüzümüzü dönerek çıkış yolu aramalıyız.
Bozuk düzende sağlam çark olmaz!
Bu düzeni baştan sona değiştirmenin yolunu bulmalıyız!

Not: yazımı yazdığım saatlerde, 31 büyükşehirde 48 saatlik bir sokağa çıkma yasağı ilan edildi, konuya bahis olan virüsü önlemek maksadıyla. Anladığım kadarıyla, havaların ısınmasıyla haftasonu evde kalma eğiliminde olmayacak yurttaşları, evde tutmak için düşünülmüş bir önlem. Esasen sağlıklı bir uygulaması çare olabilirdi. Ancak uygulama biçimi daha büyük bir tehlike yaratmaktan öteye gidemedi! Sokağa çıkma yasağının açıklanması ile birlikte halk marketlere fırınlara atm’lere saldırdı. Kendi önlemlerini almaya çalıştı. Elbette hayati olmayan ve hatta tamamen keyfi ihtiyaçlar için sokağa dökülüp halk sağlığını riske atanlar da oldu. Sosyal medyada halkın “salak” olduğundan tutun da “cahil” olduğuna kadar, iki günde kimsenin açlıktan ölmeyeceğinden tutunda Çanakkale’de ki ekmek-hoşaf mevzusuna kadar, bir çok yorum yapılarak, fatura yine halka kesildi! Peki hükümetin hiç mi kabahati yok diyesi geliyor insanın! Paramparça olmuş güven duygusuna, şeffaf ve detaylı olamayan politikaların eklenmesiyle halkın panik olması normal değil mi? Insanlar en cok ekmek arayışına girdi. Oysa daha sonra öğrendik ki, zaten fırınlar açık kalacakmış!

Peki nasıl olabilirdi? Öncelikle, haftasonu sokağa çıkma yasağı olacağı haftabaşı duyurulabilir, halkın panik olmadan ihtiyaçlarını karşılaması sağlanabilirdi. Psikolojik olarak hazır hale getirilmiş halk, marketlere saldırmaz, yukarıda uzun uzadıya saydığımız tüm önlemler boşa gitmez, halk sağlığı nisbeten de olsa korunabilirdi. Kisaca söylemek gerekirse; nispeten doğru olan adım yanlış bir yöntem ile atılarak, piknikte virüs bulaştırmasınlar istediklerine, marketlerde, sokakta virüs altın vuruşunu yaptırdılar! Ne diyelim, Allah akıl fikir versin!

Aşkla, muhabbetle kalın…

SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKMEDEN CİDDİYE AL EVDE KAL !

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı