Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

Türkler Neye İnandı?138 defa okundu

kategorisinde, 06 Eyl 2017 - 11:23 tarihinde yayınlandı
Türkler Neye İnandı?

Türkler Neye İnandı?

 

 

Binlerce yıllık tarihe sahip olan Türk Milleti neye inandı?

 

Kaç Tanrısı vardı?

 

Paganist miydi?

 

Gök Tanrı kimdi?

 

Umay kimdi?

 

Tarihte putperest Türkler oldu mu?

 

++++

 

Esasen büyük bir kavram karmaşası yaşanıyor son günlerde. Biri kalkıp Türklerin çok tanrılı bir inancı vardı diyor, diğeri de Hayır! Türkler her çağda Tek tanrıya inandı diyor.

 

Neyse biz konumuza dönelim…

 

Eski Türkler, kâinatı ve her şeyi tek bir tanrının yarattığına inanırlardı.

 

Zamanla bu tek tanrıya kadınlar ve evlatlar ekleyerek çok tanrılı bir inanç sistemine geçildi.

 

Yani inanca zamanla yanlış inanışlar ve kavramlar dâhil edildi.

 

Tabi bunların hepsi yüzyıllar içerisinde oldu.

 

Peki, Gök tanrı kimdi? Çok Tanrıların olduğu bu inançtaki konumu ve yeri neydi?

 

Gök Tanrıyla ilgili bilmemiz gereken en önemli bilgi, Gök Tanrının kuvvet ve güç sahibi bir baş Tanrı olduğuydu.

 

Peki, diğer Tanrılar kimlerdi?

 

Mesela Umay Gök Tanrının nesi oluyordu?

 

Umay veya diğer bir değişle Umay Ana, bereket tanrısı olmakla birlikte Gök Tanrının karısıydı.

 

Gökyüzünde bir inanışa göre çadırda diğer bir inanışa göre de sarayda karısı Umay ile birlikte yaşamaktaydı.

 

Baş Tanrı; Gök tanrıydı, karısı ve çocukları ile birlikte bir Tanrılar şurası oluşmuştu.

 

Sonuç olarak Türkler en başında Tek bir Allah’a inanırdı. Bu da Gök (Kök) Tengriydi. Ancak zamanla başka inançlar dâhil edilmiş ve Paganist bir inanç haline gelmiştir.

 

Türklere göre her şeyin bir ruhu vardı. Ağaçların, toprağın, dağın, gök’ün, suyun her şey bir canlıydı. Tabiat ile iç içe bir hayat yaşayan Türkler elbette tabiat’ı kutsayacaktı.

 

İslam dininin kabulünden sonra, doğanın canlılığı ve ona büyük saygı ve değer verilmesi, öz’e varma, ozanlık, erdemli bir insan olmak şartı koşulup Tanrıya ulaşma inancı, Türk Sufizm ve inanç sisteminin ana hatlarını oluşturdu.

 

Ahmet Yesevi’nin Fakrname (Fakirname) adlı eserinde ‘4 Kapı 40 Makam’ yol ve inanç öğreti metoduyla karşılaştık.

 

Horasan’dan Anadolu’ya bu öğretiyi Hacı Bektaş-i Veli taşıdı.

 

Oğuz asılı Türk-Türkmen kitleler 10. yüzyıldan bu yana en az bin senedir bu yolu bugünlere taşıdılar.

 

İslam’ın Arap-Emevi öğretisi olan Klasik Sünniliği değil, İmam Ali soyundan gelen Aleviler (Seyitler) aracılığıyla İslam’ı kabul eden Türk-Türkmen kitleler, eski Türk inançlarının o güzelliklerini de bugüne kadar getirdiler.

 

Bu yolu sürenler tamamı Türk kökenli olan, kronolojik olarak, Ahmet Yesevi, Şeyh Safiyuddin İshak Erdebili, Hacı Bektaş-İ Veli, Abdal Musa, Şah İsmail hatai, Pir Sultan Abdal, Kul Himmet gibi Türk Kızılbaşlığının Yol Ulularıydı.

 

Hacı Bektaş Veli; ‘Kişi tanrıya kırk makamda varır.’ Derken 4 Kapı 40 Makam yol öğreti metodunu kast etmiş iken,

 

Şah İsmail Hatai;

 

Ezelden evveli bir Hakkı bildik,

Haktan nida geldi hakka hak dedik,

Kırklar meydanında yuyduk (yıkandık-temizlendik) pak olduk,

İstemez taharet yuydum da geldim.

 

Derken de Türklerin en başından tek bir yaratıcıya inandığı gerçeğine atıf yapmıştır.

 

Türkler neye inandı?

 

Sorusuna yanıtımız şudur ki;

 

Türkler en başından beri hep Tek bir yaratıcıya inandı ve ibadet etti.

 

Zamanla bozulmalara ve çeşitli sapmaların olması doğal bir süreçtir. Her dinin ve her toplumun kaderidir.

 

Zaman inançlardan çok şey götürür ve götürmeye devam edecektir de,

 

Son söz şu olmalıdır; Türklerin en has Tek Allah inancının kültür ve inanç öğelerini bugüne İslam içerisinde taşıyanlar, 12 İmam inancından ve Caferi Mezhebinden olan Alevi ve Bektaşi zümredir.

 

Tarihte ise bu yolu dosdoğru bir şekilde hakkını vererek tatbik eden ise Ulu Türk Hakanı Şah İsmail Hatai’nin kurduğu ‘Devlet-i Qızılbaşan’ (Kızılbaş Devleti) yani Safevi Devletidir.

 

Bu inancı 12 dilimli tacı taktırarak ‘Kızılbaşlık’ ismiyle şereflendiren Kutlu Medeniyet bırakan Safevilerdir.

 

Bu medeniyetin mirasçıları bugün Türkiye’deki Aleviler ve Caferi inançlı Azerbaycan Türkleridir.

 

İnanç itibariyle de sürdürenler ise Alevi ve Bektaşi zümredir.

 

İşte Türklerin binlerce yıllık inanç sisteminin bugüne kadar gelişinin kısa özeti…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı
bodrum escort