Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Televizyon Çok Güçlü Bir Silah”105 defa okundu

kategorisinde, 02 Tem 2017 - 16:10 tarihinde yayınlandı
“Televizyon Çok Güçlü Bir Silah”

Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Süleyman Karaahmet, “Televizyon çok güçlü bir silah. Çok sağlam bir manipülasyon aracı oldu” dedi.

 

Karaahmet, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, üniversiteden 2003 yılında mezun olduğunu ve o tarihten itibaren birçok dizide rol alma şansı bulduğunu söyledi.

 

Her insanın hayata oyuncu olarak doğduğunu belirten Karaahmet, “İnsanoğlu doğarken kalp gözü açık bir şekilde doğuyor. Fakat yaşı ilerledikçe yedi perdeden geçiyor. Ne yazık ki baktığımızda aslında hiçbir şeyi göremiyoruz. Tekrar tasavvufi bir çabayla o perdeler kalkabiliyor. İnsanoğlunda da öyle oyuncu olarak doğuyoruz fakat hayat şartları, ekonomik şartlar içimizdeki kin yükselme hırsı gibi dünyevi hırslarla biz oyunculuğumuzu kaybediyoruz. Ben kaybetmek istemedim” şeklinde konuştu.

 

Karaahmet, babasının İzmir Opera ve Balesinin Baş Mahkörü olduğunu anımsatarak, “Benim çocukluğum biraz onun atölyesinde ve sahne arkasında geçti. Benim için çok büyülü bir dünyaydı. O pudra kokusu, o dekorlar, o kostümler. Ben galiba oyunculuktan kopmak istemedim” ifadelerini kullandı.

 

Oyunculuk dışında başka bir meslek tercihi olması halinde bunun pilotluk olacağını kaydeden Karaahmet, “Kesinlikle pilot olurdum. Çok seviyorum. Hatta ileride nasip olursa amatör bir pilot ehliyeti bile almayı istiyorum” dedi.

 

Karaahmet, Türkiye’de konservatuvarların ellerinden geleni yaptıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

 

“Fakat ben şunu hatalı olarak görüyorum. Birçok şehire konservatuar veya tiyatro bölümü açıldı. Bu sayının fazla olduğunu düşünüyorum. Yani ortalama özel üniversiteleri de sayarsak 40 civarında oldu. Her yıl ortalama 15 kişi mezun ediyorlar. Her yıl altı yüz mezun eder. Acaba her yıl altı yüz tane  oyuncu nasıl yeşerteceğiz. Ben bunu hatalı görüyorum. Aynı şey öğretmenler içinde geçerli o kadar çok sayı açıldı ki fazla mezun oldu. Haklı olarak iş istiyorlar. Devlet de haklı olarak kadrom yok diyor. Gelecek dönemde doktorlar içinde aynı tehlikenin yaşanacağı söyleniyor. Özellikle öğretmen ve doktor çok hayatiyken bu noktalara durum varabiliyorsa bizim için işsizlik hayati bir dramadır.”

 

Türkiye’de sinema ve televizyon alanlarında yaşanan zorluklara değinen Karaahmet, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Diziler yersiz uzun. En büyük sıkıntı o. Ben de aynı zamanda bir dizi oyuncusu olduğum için bu piyasanın ve çalışma koşullarının on yıldır içerisindeyim. Gerçekten günde yirmi saat çalışmak çok ağır bir iştir. Biz oyuncular mesela haftada üç, dört gün çalışıyoruz. Ama set ekibi haftanın altı günü çoğunlukla yedi günü sabah yedide gidip gece ikide, üçte çalışıyorlar. Hele ki İstanbul’da bir de yol şartlarını düşünürsek sistem çok uzun oluyor.”

 

“Tiyatro ve Sinemayı Ortak Görüyorum”

 

Tiyatro oyunculuğu ile sinema oyunculuğunu kıyaslayan Karaahmet, “Bu çok tartışılıyor. Ama ben bunu ayırma taraftarı değilim. Benim için oyunculuk birdir. Biz bir masal anlatıcısıyız. Yani bunu ister televizyonda yaparız, ister tiyatroda. İstersek de sinemada yaparız. Oyuncu meslektaşlarımın dizi oyunculuğunu küçümsemelerine çok karşıyım. Çünkü orada da biz bir rolü var etmeye çalışıyoruz. Seyircimiz var. Ben aslında ayırmıyorum. Yani tiyatroda çok keyifli. Karşılıklı nefes alıp veriyorsunuz. O yüzden ben ikisini de ortak görüyorum” şeklinde konuştu.

 

Karaahmet, televizyonun çok etkili bir araç olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

 

“Televizyon çok güçlü bir silah. Çok sağlam bir manipülasyon aracı oldu. Ben hem Kösem’de oynadım hem de Muhteşem Yüzyıl’da oynadım. O dizide iki defa oynayıp iki defa ölen tek insanım. 200 yıl sonrasını anlatan Kösem’de de oynadım. Diriliş Ertuğrul’da oynadım. Aynı şekilde bu dizilerin tarihe merak sarması çok güzel ama bunun yanında tabi ki mafya dizilerinin de insanları özendirdiği başka bir nokta var. Yani dediğim gibi bu bir silahtır. Bunu kendini savunmak için mi yurdunu savunmak için mi kullanacaksın o önemlidir. Bence bu noktada seyirci de küçümsenmemeli. Yani genelde bu söylemlerde seyirci çok küçümseniyor. Seyirci etkileniyor. Seyirci çocuk değil. Bence bunun bir dozajını ayarlamak çok önemli.”

 

Gençlere tavsiyelerde bulunan Karaahmet, “Çalışsınlar ama çok çalışsınlar. Bu işe gönül verip vermediklerini iyi test etsinler. Biz konservatuvara da alıyoruz. Sonra oraya neden geldiğini bilmiyorsa bütün o eğitim hayatı ve sonrası eziyet olarak geçiyor. Bu sırf bizim meslekte değil doktorluğu kazanıp uzmanlığı yaptığı halde işini sevmeyen arkadaşlarım var. Mühendis arkadaşlarım var. Her dalda elbette bu böyledir. Ama ben kendi işimi bilirim. Bu iş ünlü olmak için yapılacak bir iş değildir. Gecen olmayacak, gündüzün olmayacak, hep çalışacaksın böyle bir iş. O yüzden de çok çalışmalarını ve de bu işi gerçekten isteyip istemediklerini iyi düşünmelerini isterim” şeklinde konuştu.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı
bodrum escort