Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Teknolojinin Artması Sinemanın Geleceği İçin Umut Veriyor”80 defa okundu

kategorisinde, 06 Haz 2017 - 14:54 tarihinde yayınlandı
“Teknolojinin Artması Sinemanın Geleceği İçin Umut Veriyor”

Dizi ve sinema oyuncusu Alper Turgut, Türkiye’de teknolojinin artmasının sinema sektörünün geleceği açısından umut verdiğini belirtti.

 

Turgut, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, Türk insanının Akdeniz kültürü insanı olduğunu bunun da hayatlarına etki ettiğini söyledi.

 

Halka yönelik projelerin az olduğuna değinen Turgut, “Mevzu bahis baskı ise İran bizden daha baskıcı bir sisteme sahiptir. Ama İran’ın bir sineması var. Çünkü İran’da şu var. İran’da tasavvuf geleneği var. Biz de derinlik yok yüzeysellik var. Yani biz tasavvuftan kopmuşuz. Yaptığımız işlerde üstünkörü işler” şeklinde konuştu.

 

Turgut, eskiden daha çok yerli film izlediğini belirterek, şöyle konuştu:

 

“O alanı şimdi yabancı diziler ve filmlerle doldurmaya çalışıyorum. Yabancı filmlerin hepsi tabi ki de çok iyi değil. Ama iyisini bulmak daha kolay oldu. İnternet çok iyi bir olgudur. Herkes için, her sinemasever için. Arjantin filmini izleyebiliyoruz. Ya da dünyanın herhangi bir ülkesinde çekilen filmleri. İnsanlar artık salt beyaz perdeye çakılı kalmıyor. Televizyonda gösterilen filmleri değil kendi seçtiği filmleri izleyebiliyor.”

 

Türkiye’de sinema alanında bir ekol oluşmadığını kaydeden Turgut, “İran sineması gibi bir sinema yok. Biz de tek tük yönetmenlerin başarıları var. İyi yönetmenlerimiz var. Yılmaz Güney, Atıf Yılmaz, Nuri Bilge Ceylan, Ömer Kavur var. Ama 2-3 başarısız film çekip ortadan kaybolan yönetmenler var. İlk filmde pes edenler var. Sinema adına umutlu muyum? Tabi ki umutluyum. Çünkü teknoloji giderek artıyor” ifadelerini kullandı.

 

Turgut, sinema konusunda herkesin söz hakkı olması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

 

“Zevkler ve renkleri nasıl tartışamıyorsak insanların sinema tutkusunu da tartışamayız. Hepimiz aynı noktadan oluşamayız. Bizi birleştiren ve ayrıştıran şeyler olduğuna göre herkes filmi okuyabilir de eleştirebilir de. Bir filmi aynı anda dört kişi izlese herkesin farklı bir yorumu çıkabilir ortaya. Ama benzer noktalarda da uzlaşabilirler. Ayrıntılarda belki problemler ya da zıtlıklar oluşabilir. Onun dışında herkes filmi okuyabilir. Tabi izlediği filmlere bağlıdır. Çünkü her filmin seslendiği belirli bir kitlesi var.”

 

“Okuma Oranı Eskiden Şimdikine Göre Daha İyiydi”

Turgut, Türkiye’de okuma oranının istenilen seviyede olmadığını ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Türkiye’de gazete satışları bile yerlerde sürünüyor. 80 milyon nüfusumuz var. Neredeyse 800 bin gazete satılıyor. Yani demek ki 100 kişiden 1 kişi gazete okuyor. İsveç’te ise 5 milyon nüfusa 15 milyon gazete satışı yapılıyor. Yani kişi başına 3 gazete düşüyor. Kısacası biz okuyan bir toplum değiliz. Tatile gittiğiniz zaman bakın yabancı bir turistin elinde ne var bizim elimizde ne var. Biz telefonla ilgilenirken onlar ya kitap okuyor ya da gazete. Bizim okuma oranı eskiden şimdikine göre daha iyiydi. Bir araştırmaya göre de okuyanlarımız da zaten kadınlar. Hala roman satılıyorsa bu kadınlar sayesindedir. Hala sanat filmleri izleniyorsa kadınlar sayesindedir. Erkekler Recep İvedik’e giderken kadınlar sanatsal filmlere gitmeyi tercih ediyor. Sanat sineması ya da festival sineması kadınların varlığına teşekkür etmeli diye düşünüyorum.”

 

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Turgut, “Günümüzde öğrenciler ya spiker olmak istiyor ya da sunucu. Ama muhabir olmak isteyen yok. Asıl önemli olan muhabirdir. Çünkü haberleri getiren o. Ama işin üst tabakasında olmak istiyorlar. Ekran yüzü olacaklar, görünür olacaklar. Çağımıza bakacak olursak herkes görünür olmak istiyor. Öncelikle sorumluluk gerekiyor. O yüzden İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesindeki arkadaşlara başarılar diliyorum. Vazgeçmeyecekler. Çünkü herkes bu bölümü kötülüyor ama iyi bir şey yapmamız için de mücadele etmek gerekiyor. İletişim çağındayız. Ne kadar baskı olursa olsun pes etmesinler, hepsine başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı