Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
şişli escort şirinevler escort türkçe altyazılı porno
antalya escort

LİSAN-I AVAM ÜZRE KALEME ALINMIŞ ALIN YAZIM…679 defa okundu

kategorisinde, 15 Mar 2020 - 14:49 tarihinde yayınlandı
LİSAN-I AVAM ÜZRE KALEME ALINMIŞ ALIN YAZIM…

Yokuş aşağı nereye yuvarlanıyoruz bilmiyorum ama survivor yaşadığımız kesin. Bütün kutsal kitaplarda yaşanmış ve yaşanması öngörülen felaketler silsilesini sil süpür yeniden yaşadık, yaşıyoruz ve muhtemelen yaşayacağız. Görmediğimiz ne kaldı diye düşünmeden edemiyor insan. Biz mi felaketleri çağırdık, eylemler böyle mi neticelenmeye niyetlendi, ne oldu ne bitti her şey muamma. Rivayet yine muhtelif ancak maksadımız bir değil bu defa. Zaten çözümsüzlük içinde debelenmemiz niyetin de muhtelif olmasından değil mi? Değil mi ki insanoğlu doyumsuz? Değil mi ki şuursuz, doyumsuz ve huzursuz…
Paylaşamadıklarımızın neticesi değil mi savaşlar, kimyasallar, hastalıklar, sınırlar… Ölümün bu kadar belirgin kol gezmesi postmodern çağın yayılgan hastalıkları barındırması, devasız kalmaya zorlaması değil midir sebep? Bilim kurgu filmlerindeki gibi ne olduğu belirsiz varlıklarla, hastalıklarla mücadele içinde bulduk kendimizi. Depremdi, virüstü, istilasıydı derken şu kısacık dünya hayatımıza türlü macera sığdırdık, geldik gidiyoruz. Ümitvarlığımız bir yerlerden sobelemese hani çekilecek gibi değil yaşamak. Bu senenin sergüzeşti çok olacağa ve yokluğa karıştıracağa benziyor. Bir boşluk silsilesi ruhu ele geçirdi, hayata karşı anlam karmaşası yaşanırken, hayat gailesi, idealler amacını saptırıp temel ihtiyaç piramidine geri sığındı. Oysa dünyada ulvi bir amaç edinip seslerimizi arşa çıkararak sonraki nesillere zemini güzel, kalıcı olan bir iz bırakacaktık. Cümlelerimizi süsleyip edebi metin aralığında mısra-ı bercestemizi bulduracaktık. Gel gör ki hayatımızın survivor parkuruna dönüşmesi, kendimizi gerçekleştirme kısmına varmayı engelleyip ihtiyaçlar hiyerarşisinde en alt tabakada oyalanmamıza, şu kısacık ömrümüzün olması yetmezmiş gibi vaktimizin daralmasına sebebiyet verdi. Sanat, özgünlük, üslup, edebiyat, nezaket, felsefe bir yana temel ihtiyaçlarımız elimizden gitmesin diye uğraşır olduk. Biz basamakları zorladıkça ilerleyeceğimize daha gerilere indik. Lisan-ı avam üzre kaleme alınmış alın yazımız ne diyelim…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı