Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Hastalıkların Anasını Uzun Vadeli Stres Oluşturuyor”141 defa okundu

kategorisinde, 19 May 2017 - 14:34 tarihinde yayınlandı
“Hastalıkların Anasını Uzun Vadeli Stres Oluşturuyor”

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Yıldız, “Hastalıkların anasını uzun vadeli stres oluşturuyor” dedi.

 

Yıldız, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, fizyolojinin insan vücudunun normal çalışma düzenini inceleyen bilim dalı olduğunu söyledi.

 

İnsan fizyolojisinin bozulma belirtilerine değinen Yıldız, “Kan basıncının normal olarak düzenlenmemesi hiper tansiyona yol açar. Bu da büyük bir problemdir. Tüm toplumlarda yağ metabolizmasının normal çalışmaması sonucunda oluşan obezite yine vücutta kan şekerinin normal düzenlenmemesi sonucunda oluşan diyabet ve şeker hastalığı fizyoloji bozulduğunda gözlemlenecek en belirgin özelliklerdir” şeklinde konuştu.

 

Yıldız, laboratuvarda hastalıkların gelişimi üzerinde büyük önemi olan stres üzerinde çalışmalar yaptıklarını belirterek, şöyle konuştu:

 

“Stres ölçümüyle ilgili araştırmalar yapıyoruz. Bu bağlamda da kişinin tükürüğünde, saç telinde stres belirtilerini inceliyoruz. Stresi tükürük ve saç telinde ölçmemizin gerekçesi bunlar kişiden alınırken kişinin strese girmemesidir. Kişiden kan alınırken kişi yapı olarak strese girer. Böylece inceleyeceğimiz parametre yapay bir değişikliğe uğramış olur. Fakat biz bunu tükürük ve saç telinde çalışırsak kişi strese girmeden vücudundaki mevcut stres düzeyini ölçebiliriz. Saçta stresi ölçtüğümüzde geriye yönelik olarak yaklaşık 3 veya 6 aylık süreç boyunca geçmişte ne gibi stres yaşadığına ilişkin bilgiler edinebiliyoruz. Bu bağlamda da eğer bu bilgileri edinebilirsek hastalıkların gelişiminde daha önceden yaşanan stresin etkinlik derecesi hakkında önemli fikirler elde edebiliriz.”

 

Fizyolojik yapının bozulması sonucunda alınabilecek tedbirler olduğuna dikkati çeken Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Tedbirlerin başında günlük yaşantıda stresin azaltılması oldukça önemli. Günümüz insanı modern yaşamın getirdiği sıkıntılar nedeniyle yüksek düzeyde stres yaşıyor. Gerek öğrenciler olsun gerek iş aşamasında olan çalışanlar olsun herkeste belli düzeyde stres var. Stresi azaltmak mümkün yok etmek belki mümkün değil. Fakat vücudumuzda stresin etkilerini düşürmeyle ilgili çalışmaları aslında kendimizin yapması gerekiyor. Nelerin bizi strese soktuğu hususunda fikir edinip ona göre çeşitli tedbirler almakta fayda vardır.”

 

Yıldız, stresin hastalıkların gelişiminde etkili olduğunu kaydederek, “Diğer taraftan şunu da biliyoruz, düşük düzeyde kısa süreli stresin bizim içinde faydalı olduğunu da biliyoruz. Mesela sınav sürecinde öğrenci olarak sınava girdiğimizde sınavdan önceki süreçte de sınav sürecinde hafiften bir stres başarıyı artırmaktadır. Daha sonra yüksek düzeyde uzun süreli stresten kaçınmak gerekir. Onunla ilgili tedbirler almamız gerekiyor. Hastalıkların anasını uzun vadeli stres oluşturuyor.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı
bodrum escort