Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“GDO’lu Organizmaları Faydalı Ürünler Üretmek İçin Üretiyoruz”113 defa okundu

kategorisinde, 08 May 2017 - 15:23 tarihinde yayınlandı
“GDO’lu Organizmaları Faydalı Ürünler Üretmek İçin Üretiyoruz”

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ekrem Atalan, “Üretmiş olduğumuz Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları (GDO) faydalı ürünler üretmek için üretiyoruz” dedi.

 

Atalan, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların (GDO) tıbbi, çevresel, zirai ve eczacılık alanlarında kullanıldığını bu amaçla insanlara, hayvanlara ve çevreye katkı sağlayan faydalı bilimsel etik çalışmaların yapıldığını söyledi.

 

GDO üretiminde önemli olanın GDO’yla ilgili yapılan çalışmaların ne niyetle ve hangi amaçla yapıldığına değinen Atalan, “Bu durum GDO’lu üretimin sonuçlarının yarar mı zarar mı getireceğini açıkça ortaya koyar. Bu yüzden bu durum hem etik hem bilimsel hem de hukuki açıdan dikkat edilmesi gereken ciddi bir konudur” şeklinde konuştu.

 

Atalan, her canlının kendi kromozamal bir genetik yapısının olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

 

“Tabiatta var olan organizmaların belli bir biyolojik genetik yapıları var. Örneğin bir bitkinin insülin hormonu yoktur. Bunlar bakteri üretmez. Dolayısıyla biz mikroorganizmalarıyla ve organizmaların genetik yapılarına bazı genleri ekleyerek bunu üretmesini sağlıyoruz. İnsülin hormonu memeli canlılarda olan bir hormondur. İnsanlarda özellikle şekerle ilgili bir hormondur. Biz bu geni alıp bir bakteriye transfer ettiğimiz zaman bu organizma ne yapacaktır, kendisi insülin hormonu salgılayacaktır. Salgıladıktan sonra da eksprese edecektir. Ekspreslerden sonra saflaştırılarak onu kullanmaktayız. Tıbbi, zirai,  çevre ve eczacılık alanında uygulamalar var. Aklınıza gelebilecek her alanda GDO’lu organizma kullanılmaktadır. Yani biz buna biyo faktöring diyoruz. Biyo faktöring demek, organizmada biyolojik fabrika olarak kullanılmak demektir.”

 

GDO’lu gıdaların insan vücuduna olan zararlarına değinen Atalan, şöyle konuştu:

 

“Bu konu günümüzde tartışılmaktadır ama şu anda biz bilim adamları olarak yapmış olduğumuz çalışmada insanların faydasına yapmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla üretmiş olduğumuz GDO’lu organizmaları faydalı ürünler üretmek için üretiyoruz. Biz böyle düşünüyoruz. Bunun niyeti var. Fakat siz kötü niyetli bir şekilde yani değişik uygulamalarda yapılabilir.”

 

Atalan, GDO’lu gıdalarla ilgili Türkiye’de yer alan yasal düzenlemelerin olduğunu anımsatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Bu noktada ülkemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 1998 yılında çalışmalar başlatılmıştır. 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanununa göre de GDO ve ürünlerinin onay alınmaksızın piyasaya sürülmesi, kullanılması veya kullandırılması yasaktır. Genetiği değiştirilmiş bitki ve hayvanların üretimi, GDO ve ürünlerinin piyasaya sürme kapsamında belirlenen amaç ve alan dışında kullanımı, GDO ve ürünlerinin bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları, devam formülleriyle bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaktır.”

 

Gelişmekte olan ülkelerin GDO’lu gıda üretimini daha fazla yaptığını kaydederek, “Üretilen GDO üretiminin yüzde 52’i gelişmiş ülkelerde yapılmaktadır. Yüzde 48’i ise gelişmekte olan ülkelerde yapılmaktadır” dedi.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı