Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

Depresyon Kadınlarda Daha Fazla Görülüyor135 defa okundu

kategorisinde, 02 Tem 2017 - 15:57 tarihinde yayınlandı
Depresyon Kadınlarda Daha Fazla Görülüyor

İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökçe Kurt, “Depresyonun kadınlarda görülme sıklığı yüzde 5 ile yüzde 9 iken erkeklerde yüzde 2 ila yüzde 3 arasında değişiyor. O yüzden kadınlar biraz daha depresyona yatkınlık gösteriyor diyebiliriz” dedi.

 

Kurt, depresyonun genel isteksizlik halinin hakim olduğu, kişinin normal hayata uyum sağlayamadığı, isteksizlik karamsarlık gibi duyguların hakim olduğu bir bozukluk olduğunu söyledi.

 

Depresyonun birçok nedeninin olduğuna değinen Kurt, “Genel isteksizlik hali sonrasında kişinin uyku, yemek gibi başlıca dürtülerinin bozuluyor olmasıdır. İsteksizlik hali dediğimiz kişinin yüz şekli, yüz duygusunun oldukça karamsar olmasıdır. Zaman zaman gülse bile kişinin hayata karşı hakim olan temel bir isteksizlik duygusu vardır. Bu genel dürtülerini de etkileyebilir. Örneğin kişi de bariz şekilde kilo kaybı görülür ya da bunun tam tersi bazı kişilerde çok aşırı kilo alma olabilir. Kişinin uykusu zedelenmiş olabilir” şeklinde konuştu.

 

Kurt, depresyona herkesin aday olabileceğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Depresyonun yayılımı sosyo- ekonomik açıdan bir farklılık göstermiyor. Kadınlarda biraz daha yüksek. Depresyonun kadınlarda görülme sıklığı yüzde 5 ile yüzde 9 iken erkeklerde yüzde 2 ila yüzde 3 arasında değişiyor. O yüzden kadınlar biraz daha depresyona yatkınlık gösteriyor diyebiliriz. Toplumda da görülme oranları 25-44 yaşları arasında yükseliyor. Onun dışında tetikleyici olaylar kayıp olabilir. Kişinin sevdiği birisini kaybetmesi, anne baba veya çocuk kaybı hastalığı tetikleyebilir. Yine 11 yaşından önce annenin kaybedilmesi kişide hastalığı tetikleyebilir.”

 

Depresyonun nedenlerine değinen Kurt, konuşmasına şöyle devam etti: Kayıplardan bahsettik anne baba ya da çocuk kaybı olabilir. Onun dışında belirli yaşam olayları olabilir kişide bunu tetikleyen neden olarak da nedenleri arasında daha çok psikanalitik olarak sevgi objesinin yitimi üzerinde duruluyor. Yani kişi örneğin annesi ile babası ile özellikle doyurucu bir sevgi ilişkisi ve güven ilişkisi sağlamamışsa bu sonrasında kişinin depresyona olan yatkınlığını artırabilir. Ama sevgi ve bağlanma ilişkisi özellikle anne ile erken dönemlerde sağlıklı bir şekilde kurulmuşsa bu kişilerin depresyon geçirme olasılığı daha az. Yani temelde söylediğimiz gibi öncelikle anne ile sonra da baba ile sağlıklı bağlanma ve sevgi ilişkisi gelişen kişilerde sıklığın daha az olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

 

Kurt, depresyon hastalığının olabilmesi için hastalığın kişinin günlük yaşamını zedelemesi gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Burada mesela hepimiz günlük yaşam içinde zaman zaman kendimizi kötü hissedebiliriz. Ya da gün içinde olumsuz duygulara kapılabiliriz. Ama burada en az iki hafta süreyle bu olumsuz duygu durumunun kişinin okul, iş ya da aile hayatını çok etkilemesi lazım. Bunu zaten psikiyatrik bozuklukların hepsi için söylüyoruz. Kişi kendini gergin ya da mutsuz hissedebilir ama bunun hastalık olabilmesi için günlük uyumunun bozulması gerekiyor.”

 

Kurt, depresyon hastalığının ileri dereceye gitmesi durumunda hastaya ilaç tedavisi uygulanması gerektiğini belirterek, “Bir psikiyatriste gidip ilaç tedavisine başlamak gerekir. Antidepresanlar kullanılıyor. Onun dışında terapiler faydalı olabilir. Çünkü hastalığın dediğim gibi sevgi ve güvene bağlı bazı eksiklikler içerdiği için ilaç tedavisinin yanında terapiye bağlı bir tedavi süreci de kişinin eksik sevgi ve güven hissini de tatmin edecektir. O yüzden hem terapi hem ilaçla sürdürülmesi gereken bir tedavi süreci. Tabi burada söylediğimiz gibi kişiden kişiye de çok değiştiği için dediğimiz gibi kimisi uyuyamazken kimisi çok fazla uyuyor ya da kimisi çok ciddi şekilde kilo kaybederken kimisi kilo alıyor. O yüzden muhakkak psikiyatrist ya da bir psikolog eşliğinde kişinin gösterdiği bozukluk ya da eksiklik ne ise ona şekillendirilen bir tedavi planının oluşturulması lazım. Yani her tedavi planı her kişi için uygulanmıyor” ifadelerini kullandı.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı