Türk Kızılayı, Malatya’da gönüllü kan bağışını teşvik etmek amacıyla hizmet veren kan alma birimine sanatçı Oktay Kaynarca’nın adını verdi. Törende konuşan Türk Kızılayı Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, kan bağışının hayat kurtaran stratejik bir görev olduğunu vurgularken, Oktay Kaynarca ise “Kızılay demek ben demek demeliyiz” dedi.

Türk Kızılayı tarafından AVM önünde bulunan kan alma birimine sanatçı Oktay Kaynarca’nın ismi verildi. Düzenlenen programa Türk Kızılayı Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, sanatçı Oktay Kaynarca, Protokol üyeleri, Kızılay yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Kan demek hayat, kan demek can demek”
Programda konuşan Türk Kızılayı Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, kan bağışının Türk Kızılayı’nın en kritik görevlerinden biri olduğunu belirterek, “Kan demek hayat, kan demek can demek. Son derece önemli ve kritik bir görev yürütüyoruz. Bugün ülkemizde yılda yaklaşık 3 milyon ünite kanı tamamen gönüllü bağışçılarımızdan temin ediyor, dünyanın en gelişmiş testlerinden geçirerek 1160 hastaneye ulaştırıyoruz” dedi.

Ulusal Kan Temini Projesi sayesinde Türkiye’de modern ve güvenli bir sistem kurulduğunu ifade eden Yılmaz, geçmişte hastaların ve yakınlarının ihtiyaç duydukları kanı bulabilmek için büyük çaba sarf ettiğini hatırlattı.
Lösemi, talasemi ve kronik hastalıklarla mücadele eden binlerce kişinin düzenli kan desteğine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Yılmaz, “Kanın halen tek kaynağı insandır. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin
kanı yalnızca gönüllü bağışçılarımızdan elde edebiliyoruz. Bu nedenle bağışçılarımızın desteği bizim için hayati önem taşıyor” diye konuştu.
“Kan elçileri gönüllülük hareketinin en önemli temsilcileri”
Kan bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasında kan elçilerinin önemli rol üstlendiğini belirten Yılmaz, Oktay Kaynarca’nın da bu süreçte önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Kaynarca ile iki ay önce başlatılan “Kahraman Sensin” kampanyasının büyük ilgi gördüğünü ifade eden Yılmaz, “Bugün burada hem bu katkılarından dolayı kendisine teşekkür etmek hem de ismini bir kan alma merkezimizde yaşatmak için bir aradayız. Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır. Bu mesajı toplumun her kesimine ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi.
Türkök ve yeni sağlık yatırımları
Türk Kızılayı’nın yalnızca kan bağışı alanında değil, kök hücre bağışı konusunda da önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, Türkök Projesi sayesinde binlerce hastanın hayata tutunduğunu söyledi.
Yılmaz, “Lösemi hastaları için uygun donör bulunması yaşamla ölüm arasındaki farkı oluşturabiliyor. Bugün sistemimiz sayesinde birçok hasta hiç tanımadığı bir bağışçıdan gelen kök hücre ile yeniden hayata bağlanıyor” ifadelerini kullandı.

Silivri’de yapımı tamamlanan kan torbası fabrikasının kısa süre içinde üretime başlayacağını açıklayan Yılmaz, ayrıca 11 Haziran’da plazma fraksiyonizasyon fabrikasının temelinin atılacağını belirterek, bu yatırımın Türkiye’nin sağlık alanındaki bağımsızlığı açısından önemli bir dönüm noktası olacağını kaydetti.
Oktay Kaynarca: “Kızılay’ın büyüklüğünü görünce gurur duydum”
Programda konuşan sanatçı Oktay Kaynarca ise Türk Kızılayı’nın faaliyetlerini yakından gördükten sonra büyük bir hayranlık duyduğunu söyledi.
Kızılay’ın yürüttüğü çalışmaların kapsamını daha önce bu kadar detaylı bilmediğini ifade eden Kaynarca, “Bugün burada gördüğüm tablo beni gerçekten çok etkiledi. Kızılay’ın yaptığı işlerin büyüklüğünü, vizyonunu ve insan hayatına dokunan çalışmalarını dinledikçe gurur duydum. Meğer ne kadar büyük ve önemli bir kurumumuz varmış” dedi.
“Kızılay demek ben demek”
Konuşması sırasında duyduğu bir ifadeden çok etkilendiğini belirten Kaynarca, “Biraz önce çok anlamlı bir söz duydum. ‘Kızılay demek ben demek’ dediler. Bence hepimizin sahiplenmesi gereken bir cümle bu. Çünkü herhangi bir afet anında, zor zamanlarda ya da ihtiyaç duyduğunuzda başvurabileceğiniz en önemli kurumlardan biri Kızılay’dır. O nedenle Kızılay demek ben demek demeliyiz” diye konuştu.

Kızılay’ın çocukluk yıllarından itibaren hayatlarında yer aldığını anlatan Kaynarca, “Kumbara kampanyalarıyla, rozetlerle büyüdük. Hep destek olmaya çalıştık. Ama bugün geldiği noktayı görünce ne kadar vizyoner bir yapıya dönüştüğünü daha iyi anladım. Bu gerçekten onur verici bir durum” ifadelerini kullandı.

“İsmimin bu merkezde yaşatılması benim için büyük onur”
Kızılay çalışanlarına da teşekkür eden Kaynarca, sahada görev yapan personelin büyük fedakârlıklarla çalıştığını belirterek şunları söyledi:
“Yeleğini giyip insanların yardımına koşan tüm Kızılay çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten çok kıymetli bir hizmet veriyorlar. Böyle önemli bir merkezde ismimin yaşatılması ise benim için büyük bir onur. Bu anlamlı vefa nedeniyle Türk Kızılayı ailesine teşekkür ediyorum.

Malatya’da Huzur Operasyonu: 10 Firari Kıskıvrak Yakalandı
Yağlıcı’dan Büyükşehir ve Battalgazi’ye Anlamlı Teşekkür
HİMYAÇ-DER’den Vali Seddar Yavuz’a Vefa ve Teşekkür Ziyareti
Mehmetçik Yetişti! Mahsur Kalan Vatandaş Helikopterle Kurtarıldı


