Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

BÜYÜK KURULTAY’A GİDERKEN İKTİDAR YOLUNDA ÖNCÜ KADINLAR OLMALI157 defa okundu

kategorisinde, 11 Eki 2019 - 13:12 tarihinde yayınlandı
BÜYÜK KURULTAY’A GİDERKEN İKTİDAR YOLUNDA ÖNCÜ KADINLAR OLMALI

“Ve kadınlar bizim kadınlarımız; Korkunç ve mübarek elleri,İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle,Anamız, avradımız, yarımız . Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen.Ve soframızdaki yeri, Öküzümüzden sonra gelen…”Sofrada öküzden sonra gelen kadınlarımız…

“Soframızda ki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımız” Nâzım Hikmet Anadolu’ da ki kadının toplumsal yerini anlatmaya çalışmıştı bu dizeleriyle. Öyleyse kadın sorunu da bir emekçi sorunudur. Kadınlarda emekçiler gibi ezilen, sömürülen emeğine yabancılaşmış varlıklardır. Kadınların sorunları kadının özgürleşmesi ile bu ise erk sisteminin ortadan kaldırılması ile mümkündür. Kadının bunlarla birlikte bilinçlenmesi önemlidir. Demokratik ve kalkınmış bir hukuk devleti için kadınların siyasete katılmaları ve hukuken de adil bir hukuki statüye kavuşmaları şarttır.

“Kadın cinayetlerinin , şiddetinin her gün daha da arttığı , çocuk istismarı ile her geçen gün yenisi ile karşılaştığımız, bu da yetmezmiş gibi Kadınların güvencesi İstanbul sözleşmesinin iptal etme noktasında yapılan girişimlerinin gündemde olduğu , her geçen gün iş’te , sokak’ta ,Okul’da ,Otobüste her yer de artan tacizler… Kadınların nasıl giyindiğinden yaşamsal alanların kısıtlanmasından, açık ceza evi haline getirilen yaşamdan daha fazla demokrasinin ülkemizde olgunlaşması için kadınlar bir adım daha öne çıkmalıdır.”

Kalkın kadınlar!

Ve unutmayın ki bizim size ihtiyacımız var.
Çünkü biz inanıyoruz ki,
dünyanın yarısı siz iseniz.
Devrim kavgasının yarısı da siz olmalısınız.

Ernesto Che Guevara

Toplumsal eşitsizliği maalesef her alanda görmekteyiz. Kadının günümüz koşullarında halen ikinci sınıf vatandaş olarak görmek aslında bir kadın sorunu değil, İnsanlık sorunudur.Kadın emeğinin görülmemesi sadece kadınların değil hepimizin sorunudur. İnsan emeğine göz yumanlara karşın #birlikte #Birarada #Eşit #Yaşamayı Savunmalıyız …

Türkiye’de kadın haklarının bugün ulaştığı noktayı sağlıklı olarak değerlendirebilmek için, Cumhuriyet öncesinden günümüze kadar olan gelişmeleri bilmek gerekir. Kadınlar siyasal hakları çıkarılan kanunlarla 1930’da yerel seçimler, 1934’te ise genel seçimlerde elde etmiş, seçme ve seçilme hakkına sahip olmuşlardır. Bu kanunlarla kadının konumu, “tebaadan yurttaşa geçiş, karşıt cinsle eşit statüye ulaşma” olarak kavramsallaştırılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ de önemli rol oynamıştır.

Nezihe Muhiddin ve on üç kadın arkadaşı, kadınların sosyal, iktisadi ve siyasi sahalarda gelişmesini sağlamak, haklarını almak için 15 Haziran 1923’te “Kadınlar Halk Fırkası” (KHF) adıyla bir parti kurduğunu Türkiye’nin ilk partisi ve kadın örgütlenmesi açısından bir örnek teşkil etmesini belirtmek isterim.

Demokrasi ancak kadınların güçlendiği gerçek anlamda eşit yurttaş olduğu bir toplumda kökleşebilir .CHP iktidarında “Eşitlik Bakanlığı “
kuracağını sözünü veren Genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu toplumsal eşitsizliği her alanda ortadan kaldırıp Toplumsal eşitliği sağlamak için gerekli adımların atacağından şühpemiz yok .

Cumhuriyet Halk Partisi’nde MYK , PM , İl ve İlçelerde kadınların çok az sayıda siyasetten yükseldiğini görüyoruz. Bu değerlendirmeyi yaparken ülkemizin kurucu partisi olma özelliğini taşıyor olması ve kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile birlikte bugüne geldiğimizde Parti’nin her alanında %50 oranında eşit görev ve sorumlulukların verilmesi adına gerekilen özenin gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye’de kadınlara milletvekili olma hakkının tanınmasının ardından yapılan seçimde Meclis’e 18 kadın milletvekili girmiş ve kadınlar yüzde 4.5 oranında temsil edilmişlerdi. Ülkemiz bu temsil oranı ile o dönem dünyada ikinci sırada yer alırken, bugün dünya ülkeleri arasında ilk 100’de bile yer almıyor..Oysaki Atatürk çok sayıda Avrupa ülkesinden önce bu demokratik hakkın verilmesini sağlamıştı.

Kadınların ilk kez oy kullandığı ve aday olabildiği TBMM V. Dönem seçimleri 8 Şubat 1935’te yapıldı.

17 kadın milletvekili ilk kez TBMM’ye girdi. Ara seçimlerde bu sayı 18’e ulaştı. Böylece kadın vekiller, 400 vekilin bulunduğu TBMM’de tüm milletvekillerinin yüzde 4,5’ini oluşturdu.

24 Haziran seçimlerinde oran: %17,48
2017 Siyasette Kadın Raporu’na göre Türkiye, Meclis’te yüzde kadın vekil oranıyla 186 ülke arasında 132. sırada yer alıyordu.

7 Haziran 2015 seçimlerinde Meclis’e 98 kadın milletvekili girdi ve kadınlar Meclis çatısında yüzde 17.8 oranında temsil edildi.

1 Kasım seçimlerinde Meclis’e girebilen kadın sayısı 81’e, oran yüzde 14.5’e geriledi.

24 Haziran seçimleriyle bu oran %17,48’e yükselmiş olsa da kadın ve erkeğin eşit temsili açısından yeterli bir oran yakalanamadı.

24 Haziran sonrası vekil sayısı 600’e çıkarken kadın vekil sayısı da 104 oldu.

“Nation Master raporuna göre Türkiye, 118. sırada yer alıyor.Nation Master’in hazırladığı raporlar, ülkere göre, kadınların seçme ve seçilme hakları, veriliş yıllarını ve parlamentodaki kadın temsil oranını gözler önüne seriyor.”

İKTİDARA YÜRÜYORKEN
KADINLARLA KOŞALIM …

Kadın elinin değdiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığı seçimlerinde CHP İstanbul İl Baskanı Canan Kaftancıoğlu ‘nun büyük emeği olduğunu belirtmek isterim. Kadın elinin değdiği her il de büyük başarılar elde edileceğini düşünenlerdenim. İstanbul gibi 16 milyon yurttaşımızın yaşadığı bir il de bu başarı elde ediliyorsa diğer kalan tüm illerimizde bu başarı elde edileceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bugün AKP iktidarının yıllar öncesinden Kaftancıoğlu’nun sosyal medya hesapları üzerinden hesap sorması aslında kadınlardan ne kadar çok korktuğunun bir göstergesidir.

İşte FIRSAT …

Önümüzde Kurultay var ..

Yaz aylarında sıcağa aldırmadan kapı kapı dolaşarak broşür dağıtan, kışın soğuk havada ise yağan yağmura aldırmadan parti afişlerini asan Kadınlarımız temsilliyet noktasında partimizde gerekilen özenin gösterilmediği toplumsal eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı apaçık ortadadır… Kadınlarımız oysaki partimizde bütün il ve ilçe binalarımız da sorumluluk alan ,aldığı görevi en iyi yerine getiren ,son yerel seçimler de yerel belediyeler de alınan başarının mimarı kadınlarımızdır. Önümüzdeki kurultay ,İl ve İlçe kongrelerinde temsilliyet haklarını biz erkekler biraz daha geri de durarak,Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini sağlamak adına gerekilen özeni gösterelim. İktidar ‘a yürüyorken , iktidar ‘a koşalım .

Kadın şehri İZMİR …

Aşk ile İzmir diye yol’a çıktığımız bu yolda iktidar kapılarını Türkiye ‘ de hep birlikte öncü kadınlarımızla açalım .

İl başkanlığından başlayarak ,İlçelerimiz de kadın temsiliyetini %50 oranına taşırak demokrasinin gerçekliğini tüm Dünya’da ülke kurucumuz M.Kemal Atatürk’ten aldığımız cüretle sorumlulukları bilerek , Kurucu irade olarak göstermenin tam zamanı …

Neden olmasın …

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Erkan Ceylan
Yorumlara Kapalı