Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Balyoz Güvenlik Harekât Planı” ve FETÖ Yargılamaları119 defa okundu

kategorisinde, 01 Eyl 2017 - 22:35 tarihinde yayınlandı
“Balyoz Güvenlik Harekât Planı” ve FETÖ Yargılamaları

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasip Saygılı, “15 Temmuz
yargılamalarında FETÖ’cü Subay Tipi” (KARAR gazetesi, 24 Ağustos 2017) başlığı ile
kaleme aldığı yazısında, FETÖ’nün iğfal ettiği subay karakterini analiz etmiştir.
2010 yılında başlanan “Balyoz” davası, bilgisayardan çıktısı dahi alınmamış dijital “Balyoz
Güvenlik Harekât Planı” denen bir çalışmaya dayandırılmıştı. Bu “Plan”ın yurt dışında
(ABD’de) hazırlandığına dair pek çok emare mevcuttu. Aslında bu “Plan”ın, plana benzer
tarafı olmadığı gibi uygulanabilirliği de yoktu, hapishanede üzerine 35 sayfa eleştiri
yazmıştık.
15 Temmuz 2016 günü Rusya Devlet Başkanı’nın danışmanı Aleksander Dugin’in
konferansını dinlemek için Ankara’da idim. Fethullah müritlerinin henüz netleşmeyen darbe
girişimi başlayınca Malatya’dan bir gazeteci arkadaş aradı ve düşüncelerimi sordu. Ona
verdiğim cevapta özetle “Bu faaliyet de tıpkı ‘Balyoz Güvenlik Harekât Planı’na benziyor.
Beceriksizce yapılıyor. Bir operasyon/harekât/darbe girişimi için karşı tarafın lider
kadrosu birinci derecede önemlidir. Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı, MİT
Müsteşarı, Adalet Bakanı alınmadan bu işe başlanmış olması, işin fiyasko ile
sonuçlanacağının göstergesi olduğunu” söyledim. Ayrıca halkı arkasına almamış bir
darbenin başarı şansının olmadığını da vurgulamıştım.
Bizler, “Balyoz” yargılamaları süresince göğsümüzü gere gere, suçsuz olduğumuzu
kanıtlarıyla ispatlamaya çalıştık. Suçlamaları kabul etmedik.
FETÖ’cüler, “15 Temmuz”da, “Balyoz” yargılamaları süresince irdelenen “Balyoz
Güvenlik Harekât Planı”nın değişik bir versiyonunu darbe planı olarak hayata
geçirmeye/uygulamaya koydukları kanaatindeyim. Zira, iki plan arasında büyük benzerlikler
olduğu hissedilebiliyor, bu benzerliklere “Görevlendirme listeleri” örnek olarak gösterilebilir.
Muhtemeldir ki bu plan da yine ABD’de hazırlanmıştır.
İçeriği itibariyle yetersiz olan bir planın, uygulamasının da hatalı olacağı kaçınılmazdır.
Yaptığım ilk değerlendirmeyi bu esasa dayandırmıştım.
Gelelim son safhaya, yani yargılama safhasına; bizler bilmediğimiz, yapmadığımız,
düşünmediğimiz bir olayı kabullenmedik. Oysa FETÖ üyeleri yine kopya çekip bizim
yaptığımızı yapmaya çalışıyorlar, yani inkâr ediyorlar. Onların düşünmek istemedikleri konu,
bu iki olay arasında kurgusal bağlantının haricinde hiçbir bağ olmadığıdır. Belki de artık
söyledikleri yalana kendileri de inanıyorlar, belki de hapishanede ihtiyaç duyulan en önemli
şeyin “umut” olmasından dolayı, umutlanabilmek için yalan söylüyorlar.
Doç. Dr. Hasip Saygılı, “Kumpas davaları” ile hapse atılıp TSK sisteminden ilişiği kesilen
general, amiral ve subaylar için: “Bir de kumpas yargılamalarında savunmalarını
dinlediğimiz subay ve generallerin dün tanık olduğumuz tarzda yalancılık, riyakârlık ve
düşüklüklerine tanık olmadığımızı bir hakşinaslık olarak kaydetmemiz gerekir. Yüksek
makamları işgal eden amirleri tarafından hakları yeterince savunulmamasına rağmen
FETÖ’nün mahvettiği subay ve general kitlesinin yargılamalar esnasında gösterdiği
vakar ve celadet not edilmelidir.” değerlendirmesine karşın,FETÖ tipi subayı şöyle tanımlamıştır: “Özetleyecek olursak, Ahmet Gümüş’ün (15 Temmuz
öncesi Hava Harp Okulu Dekanı havacı Kurmay Albay) şahsında mahkemede karakterini ve
kendisini gizlemeyi artık içselleştirmiş olmasına rağmen pek kimseyi inandırma
kabiliyeti kalmamış tipik bir FETÖ aparatı gördüğümüzü söylemeliyiz. Olayların
merkezinde iken hiçbir şeyden haberdar olmadığını ve Fethullah Gülen’i tanımadığını
ileri sürebilen, seri halde yalan söyleyebilen, işlemiş olduğu cürümleri dahi neredeyse
başkalarına yıkan, kendileri ve mensup oldukları fesat şebekesi dışında dikkate aldığı
bir değeri bulunmayan bedenlerle karşı karşıyayız…”
Sonuç olarak, 15 Temmuz 12016 günü yürürlüğe konulup uygulanmaya çalışılan planın,
“Balyoz Güvenlik Harekât Planı” kurgusunun esas alınarak hazırlandığı, devam eden
yargılama aşamasında FETÖ sanıklarının, aynı kalıbın dışına çıkmayıp “Balyoz davası”
sanıklarının savunma tarzlarını (kabullenmeme) taklit etmeye devam edecekleri
değerlendirilmektedir.
Dr. Ahmet Küçükşahin

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı