Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

“Akciğer Sertleşmesi Bir Çok Kanserden Daha Kötü Bir Hastalık”130 defa okundu

kategorisinde, 25 Tem 2017 - 10:50 tarihinde yayınlandı
“Akciğer Sertleşmesi Bir Çok Kanserden Daha Kötü Bir Hastalık”

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talat Kılıç, “Ortalama yaşam süresi yaklaşıp üç buçuk yıl oluyor. Dolayısıyla bu anlamda pek çok kanserden daha kötü bir hastalıktır” dedi.

 

Kılıç, akciğer setleşmesinin akciğerin süngerimsi yapısının bozulması sonucu meydana geldiğini söyledi. Akciğer kanseri hastalarının pek çok kanser hastasına göre daha kısa yaşam süresine sahip olduğunu belirten Kılıç, “Ortalama yaşam süresi yaklaşık üç buçuk yıldır. Dolayısıyla bu anlamda pek çok kanserden daha kötü bir hastalıktır” şeklinde konuştu.

 

Kılıç, akciğer parankim yapısının üç bölümden oluştuğunu dile getirerek, “Bir alveol dediğimiz yapı yani hava kesecikleri, damar yapıları ve bu ikisi arasında kalan intertisyum  dediğimiz bir yapı bulunuyor. İşte akciğer sertleşmesine giden bir hastada esas olarak intertisyum etkileniyor ve bu hastalıkların genel adına intertisyel  akciğer hastalığı ya da düffüz parankimal akciğer hastalığı diyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Akciğer kanseri hastalarının genel olarak kronik bir öksürük ya da nefes darlığı şikayetiyle doktora başvurduklarını dile getiren Kılıç, şöyle konuştu: “İntertisyel akciğer hastalıklarının tanısını koymak biraz zahmet gerektiriyor. Mesela bu hastaların belli merkezileşmiş yerlerde takip edilmesi gerekiyor. Tanı aşamasında, öncelikle şüphelenmek lazım. İzah edilemeyen bir öksürük veya nefes darlığı olması durumunda bu hastalıktan şüphelenip en azından bir göğüs hastalıkları uzmanına yönlendirilmesi gerekiyor. Göğüs hastalıkları uzmanın da gerekli incelemelerden sonra akciğer sertleşmesinden şüpheleniyorsa bu konuda uzmanlaşmış merkezlere göndermeleri gerekiyor.”

 

Kılıç, akciğer sertleşmesinin genel olarak ileri yaş hastalığı olarak bilindiğini anımsatarak,  genellikle 65 yaş üstü insanlarda görüldüğünü belirtti. Akciğer hastası olanların özel bir diyetle beslenmeleri gerektiğini kaydeden Kılıç, konuşmasına şöyle devam etti: “Hastalık ilerlediğinde hastalığın yaşam süresi son derece kısa. Pek çok kanserden daha kısa yaşam süresine sahip oluyor. Ortalama yaşam süresi yaklaşıp üç buçuk yıl oluyor. Dolayısıyla bu anlamda pek çok kanserden daha kötü bir hastalıktır. Beslenme konusuna özel bir diyet uygulamaları gerekmiyor ama eğer hastalık ilerleyip sağ kalp yetmezliği geliştiyse bu durumda tuza dikkat etmeleri gerekiyor. Yani tuzsuz yemek yemeleri gerekiyor.”

 

“Akciğer sertleşmesinin birçok nedeni var”

Akciğer sertleşmesinin birçok nedeninin olduğunu dile getiren Kılıç, “Bunlardan bir kısmı, iltihabi romatizmal hastalıklara bağlı gelişebilir. Yine iltihabi bağırsak hastalıklarına bağlı gelişebileceği gibi bir takım ilaçların uzun süre  kullanımlarına bağlı da gelişebilir. Önemli bir kısımda ise nedeni bilmiyoruz. Tıpta tabi nedeni bilinmeyen hastalıklara idiopatik deniyor. Yani idiopatik pulmoner fibrosiz diyoruz. Her ne kadar idiopatik yani nedeni bilinmeyen diyorsakta aslında bu hastaların büyük çoğunluğunda sigara içme öyküsü mevcut. Kısaca diğer pek çok akciğer hastalıklarında olduğu gibi akciğer sertleşmesinde de sigara başrolü çekiyor. Dolayısıyla sigaranın mutlaka bırakılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

Kılıç, nedeni bilinmeyen akciğer sertleşmesinin görülme sıklıklarına değinerek, şunları kaydetti: “Dünyada görülme olasılığı çeşitli çalışmalarda değişik rakamlar veriliyor. Örneğin bir çalışmada yüz binde dokuz, bir diğer çalışmada yüz binde yedi, Kanada da yapılan bir çalışmada ise yüz binde on sekiz olarak rapor edilmiş. Ülkemizde ise en son 2014 yılında yapılan bir çalışmada yüz binde beş oranında tespit edilmiş. Tabi bu rakamlar şu şekilde bir kıyas yapacak olursak daha anlamlı olabilir. Ülkemizde örneğin tüberkülozun görülme sıklığı yüz binde yirmi bir, akciğer kanserinin görülme sıklığı yüz binde yirmi oranında. Bu hastalık ise yüz binde beş. Yani öyle sanıldığı gibi nadir görülen bir hastalık değil. Bu anlamda da ülkemizde nadir sayılmayacak bir hastalık. Tedavisine gelince, temel tedavisi akciğer naklidir. Ancak son birkaç yıldır hastalığın kötüye gidişatını durduracak bir takım ilaçlar da geliştirilmiş bulunmaktadır. Uygun hastalarda bu ilaçlarla gerçekten hastalığın kötüye gidişatını durdurmak mümkün olabilmektedir.”

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorumlara Kapalı